Vindicated türkçesi Vindicated nedir

  • Hakkı korunmuş.
  • Korumak.
  • Hıncını almak.
  • Savunmak.
  • İntikamını almak.
  • Haklı çıkarmak.
  • Temize çıkarmak.
  • Hakkını korumak.

Vindicated ile ilgili cümleler

English: Ali was vindicated.
Turkish: Ali haklıydı.

Vindicated ingilizcede ne demek, Vindicated nerede nasıl kullanılır?

Vindicate oneself : Suçsuzluğunu ispat etmek.

Vindicate : Haklı çıkarmak. Temize çıkarmak. İntikamını almak. Hıncını almak. Doğruluğunu kanıtlamak. Hakkını korumak. Savunmak. Aklamak. Kanıtlamak. Korumak.

Vindicates : Doğruluğunu kanıtlamak. Temize çıkarmak. Korumak. Kanıtlamak. Savunmak. Haklı çıkarmak. Aklamak. Hıncını almak. Hakkını korumak. İntikamını almak.

Vindicating : Savunmak. Hıncını almak. Temize çıkarmak. Doğruluğunu kanıtlamak. Hakkını korumak. İntikamını almak. Haklı çıkarmak. Aklamak. Korumak. Kanıtlamak.

Vindication : Temize çıkarma. Suçsuzluğunu kanıtlama. Hınç. Hakkını koruma. Savunma. Koruma. Teyit. İntikam. Doğrulayan şey. Kanıtlama.

Vindictive behavior : Misillemeci davranış. İntikamcı davranış.

Vindictive action : Misilleme eylemi. İntikam. İntikam eylemi.

Vindicator : Bir davayı başarılı bir şekilde savunan. Hakkını koruyan.

Vindictive damages : Cezai tazminat.

Vindicatory : Hak arayan. Öç alan. Koruyan.

İngilizce Vindicated Türkçe anlamı, Vindicated eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Vindicated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exculpate : Suçsuz çıkarmak. Sorumluluğunu kaldırmak. Suçsuzluğunu ispat etmek. Suçsuz olduğunu ispatlamak. Beraat ettirmek. Masumiyetini açıklamak. Beraat kazandırmak. Sorumluluktan kurtarmak. Aklamak.

Conserves : Konserve. Koruma altında tutmak. Şeker ile saklanan meyve. Reçel. Muhafaza etmek. Konservesini yapmak. Konserve yapmak.

Vindicate : Doğruluğunu kanıtlamak. Kanıtlamak. Aklamak.

Justifying : Satır uzunluğunu ayarlamak. Hak vermek. Doğrulamak. Ayarlamak. Haklı çıkarma. Aklamak. Doğrulama. Haklı göstermek.

Retaliates : Öç almak. İntikam almak. Mukabele etmek. Dengiyle karşılamak. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek. Aynını yapmak. Aynı şekilde karşılık verilmek. Misilleme yapmak.

Legitimise : Onaylamak. Yetki vermek. Mazur göstermek. Babası olduğunu onaylamak. Meşruluk kazandırmak. Yasallaştırmak (ayrıca legitimize). Meşrutiyet vermek. Tanımak. Yasal hale getirmek.

Convoyed : Eşlik etmek. Yoldaşlık etmek. Katar. Birlikte gitmek. Yol arkadaşlığı. Konvoy. Refakat etmek.

Exonerated : Suçsuz çıkarmak. Muaf tutmak. Temize çıkarılmış. Temize çıkmış. Aklamak.

Spite : Garez. Üzmek. Kin. Nispet vermek. Sinir etmek. Kin gütmek. Kasten kızdırmak. Zarar vermek. Kin beslemek. Rahatsız etmek.

Argue for : Lehinde konuşmak. Lehinde olmak. Bir konuyu savunmak.

Vindicated synonyms : legitimizing, clear, absolves, avenged, exculpates, charm, acquitting, pay off old scores, justifies, give reasons for, justify, revenging, spited, exculpating, legitimating, spites, legitimatize, vindicating, convoying, absolve, argue for something, get even, legitimizes, conserve, be even with, legitimize, retaliate, exculpated, declare oneself, retaliated, argued, avenge, retaliating.

Vindicated zıt anlamlı kelimeler, Vindicated kelime anlamı

Guilty : Kabahatli. Suçlu hisseden. Haksız. Suçlu. Günahkar. Mücrim.