Vino türkçesi Vino nedir

  • Ucuz ve kalitesiz şarap.
  • Şarap.
  • (italyanca ve ispanyolca) şarap.
  • Ucuz şarap.
  • Mayalanmış üzüm suyu.
  • Köpek öldüren (argo terim).

Vino ile ilgili cümleler

English: Italo Calvino was born on the island of Cuba in 1923.
Turkish: Italo Calvino 1923'te Küba adasında doğdu.

English: Italo Calvino was born in 1923 in Cuba.
Turkish: Italo Calvino 1923'te Küba'da doğdu.

Vino ingilizcede ne demek, Vino nerede nasıl kullanılır?

Vinometer : Şarap içindeki alkol yüzdesini saptamak için kullanılan bir tür yoğunluk ölçer. Şarap alkolü ölçeri.

Vinorelbine : Vinorelbin. Vinsa alkaloidi türevi bir ilaç.

Vinos : Şarap. (italyanca ve ispanyolca) şarap. Ucuz ve kalitesiz şarap. Ucuz şarap. Mayalanmış üzüm suyu. Köpek öldüren (argo terim).

Vinosity : Şarap niteliği. Şarap düşkünlüğü. Şarap gibi olma.

Covinous : Düzenbaz. Sahtekar. Suikast ile ilgili. Entrika ile ilgili.

Vinas : Telli bir hint çalgısı.

Vinaigrettes : Salata sosu. Bir çeşit salata sosu. Koklama şişesi.

Vinaceous : Şarabımsı. Şarap renginde. Şarap doğasında olan. Şarap gibi. Kırmızımsı. Şaraba benzeyen. Kırmızı şarap renginde. İarap içeren. Şaraplı. İçinde şarap olan.

Kelvinometer : Renk sıcaklıkölçeri. Renk sıcaklığını ölçen aygıt. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Vinasse : Şilempe.

İngilizce Vino Türkçe anlamı, Vino eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vino ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Malmsey : Tatlı yunan şarabı.

Vintage : Tip. Bağ mahsulü. Belirli bir yılın şarap mahsulü. İmal. Bağbozumu. Belirli bir bağın şarap mahsulü. Bağ bozumu. Kaliteli şarap. Kadim. Model.

Retsina : Yunanistan'a ait bir reçine şarabı. Geleneksel bir yunan şarabı.

Shrub : Alkollü meyve şurubu. Funda. Ağaççık. Çepel. Şurup. Ağaçsı. Bodur ağaç. Çalı.

Wined : Şarap sunmak. Şarap içmek. Mey. Ağırlamak. Bade. Şarap ikram etmek. Şarap rengi.

Intoxicant : Sarhoş edici (içki). Zehirlenmeye neden olan, intoksikan. zehirlenme yapan herhangi bir madde. İntoksikan. Sarhoş eden. Zehirleyici. Sarhoş edici içki. Sarhoş eden madde. Sarhoş edici.

Rose : Süzgeçli ağızlık (bahçe sulama kovası). Roze. Rozet. Rüzgar gülü. Hortum ağzı. Gül. Pembemsi kırmızı. Gül rengi. Güzel kız. Pembe.

Generic : Jenerik. Kapsamlı. Üretken. Genel özellikleri olan. Soysal. Genelleyici. Cinsle ilgili. Genel. Cinse özgü.

Plonks : Düşmek. Patlamak. Küt diye. Vurmak. Çarpmak. Kalitesiz şarap. Kötü çalmak. Gümlemek. Bam diye.

Negus : Şarap ve sıcak su karışımı. Eskiden habeşistan hükümdarı. Habeş hükümdarı. Negüs. Sıcak su. Necaşi. Limon suyu. Şeker ve hindistancevizi karışımı bir içki. Etiyopya (habeşistan) imparatorlarının sanı.

Vino synonyms : generic wine, varietal wine, mulled wine, rhone wine, altar wine, sacramental wine, macon, pink wine, cotes de provence, jug wine, dessert wine, blush wine, rose wine, maconnais, white wine, red wine, california wine, varietal, bordeaux wine, plonking, fortified wine, plonk, burgundy wine, alcoholic beverage, inebriant, bordeaux, burgundy, alcohol, alcoholic drink, vinos, wine, grape, dubonnet.

 

Vino zıt anlamlı kelimeler, Vino kelime anlamı

Generic : Cinse özgü. Soyuna özgü. Genelleyici. Soysal. Genel özellikleri olan. Kapsamlı. Genel. Üretken. Cinsle ilgili.

Varietal : Varietal şarap. Monosepaj şarap. Türsel. Türlü. Farklı. Sepaj şarap. Muhtelif.

Vino antonyms : generic wine, varietal wine.