Vur nedir, Vur ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sersem, aptal.

Vur ile ilgili Cümleler

  • Devam et, vur beni.
  • Vur bana.
  • Al birini vur ötekine!
  • Dam başında saksağan, vur beline kazmayı.
  • “Komşu konaklarda vur patlasın çal oynasın saz âlemleri devam ediyor, uzak yakın piyano sesleri işitiliyordu.”

Vur hakkında bilgiler

Vur, Gökhan Tepe'in 2009 çıkışlı beşinci stüdyo albümüdür.

Vur ile ilgili Atasözü veya Deyim

ağzına vur, lokmasını al : “yumuşak huylu kimseye her istenilen kolaylıkla yaptırılabilir” anlamında kullanılan bir söz.

al aşağı vur yukarı : çekişe çekişe pazarlık yapılırken söylenen bir söz.

al birini, vur ötekine (veya birine) : hiçbiri işe yaramaz, hepsi bir ayarda.

dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı : yersiz ve saçma sözler karşısında söylenen bir söz.

hangi taş pekse (veya katıysa), başını ona vur : “kendi kusurun yüzünden zor bir duruma düştüğünde kendini suçla ve başkalarından yardım isteme” anlamında kullanılan bir söz.

kafasına vur, ekmeğini elinden al : başına vur, ağzından lokmasını al.

vur abalıya : bütün özverinin yumuşak huylu kişiye yüklenmesi, sessiz, güçsüz kişinin hırpalanması, hakkının çiğnenmesi durumunda söylenen bir söz.

vur aşağı tut yukarı : uzun uzun çekişerek, sıkı pazarlık ederek.

 

vur dediyse öldür demedi : bir dileği yerine getirirken aşırılığa düşen için söylenen bir söz.

vur patlasın, çal oynasın : aşırı zevk ve eğlenceyi anlatan bir söz.

Vur anlamı, kısaca tanımı

Vur etmek : Vurmak, vur emri vermek

Beşinci : Beş sayısının sıra sıfatı, sırada dördüncüden sonra gelen.

Çıkışlı : Belli bir okulu veya öğrenim kademesini bitirmiş olan, mezun.

Stüdyo : Sanat çalışmaları için düzenlenmiş oda. Bir odalı daire. Fotoğrafçının çalıştığı oda, alan, fotoğrafçı işliği. Sinema, televizyon ve radyo için film çekilen, ses alınan ve yayın yapılmış olan yer.

Gökhan : Eski Türklerde gök Tanrısı.

Sersem : Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan. Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan.

Çıkış : Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.

Aptal : Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.

Albüm : Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.

Beşi : Altın. “Beşi taharlar.

Tepe : Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

 

Çıkı : Çıkın.

Diğer dillerde Vulvovajinitis anlamı nedir?

İngilizce'de Vulvovajinitis ne demek ? : vulvovaginitis