Çıkı nedir, Çıkı ne demek

  • Çıkın

"Çıkı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Düğünün hamamı benden. Çerezi, çıkısı hepsi benden." - A. Sayar

Çıkı kısaca anlamı, tanımı:

Kirli çıkı : Züğürt görünmesine karşın birikmiş çok parası bulunan kimse.

Çıkık : Yerinden çıkmış (kemik veya organ). Bir kemik veya organın yerinden çıkmış olması. Çıkıntısı olan.

Çıkıkçı : Çıkıkları düzelten kimse.

Çıkıklık : Çıkık olma durumu.

Çıkılama : Çıkılamak işi.

Çıkılamak : Çıkı yapmak.

Çıkılanma : Çıkılanmak işi.

Çıkılanmak : Çıkılama işi yapılmak.

Çıkılatma : Çıkılatmak işi.

Çıkılatmak : Çıkı yaptırmak.

Çıkılma : Çıkılmak işi.

Çıkılmak : Çıkma işine konu olmak.

Çıkın : Bir beze sarılarak düğümlenmiş küçük bohça, çıkı.

Çıkın etmek : Çıkınlamak.

Çıkınlama : Çıkınlamak işi.

Çıkınlamak : Çıkına koyup bağlamak.

Çıkıntı : Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur. Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm.

Çıkıntılı : Çıkıntısı olan.

Çıkır çıkır : Şıkır şıkır.

Çıkış : Çıkma işi. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Çıkış belgesi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar.

 

Çıkış almak : Çıkış belgesi almak. çıktı almak. işten ayrılmak.

Çıkış belgesi : Bir malın ülke dışına çıkarılma iznini gösteren belge. Bir kimsenin bir okulu bitirdiğini göstermek için geçici olarak verilen belge, çıkış.

Çıkış çizgisi : Yarışa başlangıç olarak belirlenen beyaz çizgi.

Çıkış hakemi : Yarışa başlama işaretini veren görevli.

Çıkış işlemi : Konaklama yerlerinden ayrılırken yapılmış olan işlem.

Çıkış kapısı : Yapılarda dışarı çıkmayı sağlayan kapı.

Çıkış noktası : Bir şeye başlanılan yer.

Çıkış takozu : Kısa mesafeli hız koşularında, sporcuların dizlerini yere dayadıktan sonra ayaklarını bastırıp itme gücü sağlamak ve hız kazanmak amacıyla kullandıkları özel araç.

Çıkış tüneli : Soyunma odalarından sahaya güven içinde giriş çıkışı sağlayan kapalı geçit.

Çıkış vermek : Belge düzenleyip işine son vermek.

Çıkış yapmak : Bir tartışmada, karşı düşüncede olanları alt etmek için sert davranışta bulunmak. uçak herhangi bir görevle havalanmak.

Çıkış yeri : Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Yarışa başlama noktası.

Çıkış yolu : Çözüm.

Çıkışamamak : Boy ölçüşememek, eşit derecede olmamak.

Çıkışlı : Belli bir okulu veya öğrenim kademesini bitirmiş olan, mezun.

 

Çıkışma : Çıkışmak işi.

Çıkışmak : Bir kimseye hoşa gitmeyen bir davranışından dolayı sert sözler söylemek, azarlamak. Yeter olmak, yetmek.

Çıkıştırmak : Bir şeyi gereken miktara ulaştırmak.

Çıkıt : Çıkak.

Aksak eşekle yüksek dağa çıkılmaz : "eksik aletle sağlıklı iş yapılmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Balık kavağa çıkınca : "hiçbir zaman" anlamında kullanılan bir söz.

Bir ağızdan çıkıp bin dile yayılır : "ortaya atılan bir söz çok çabuk yayılır" anlamında kullanılan bir söz.

Dikensi çıkıntı : Omurların, sırt boyunca alt alta duran kemik çıkıntıları.

Durmalı çıkış : Bisiklet yarışlarında bir yardımcının kol itişiyle yapılmış olan çıkış.

Gemi çıkışı : Gerekli işlemler yapıldıktan sonra gemi limanı terk etmek.

Girintili çıkıntılı : Düz veya düzgün olmayıp girinti ve çıkıntıları olan.

Girintisiz çıkıntısız : Girintisi çıkıntısı olmayan, düzgün, dümdüz.

İniş çıkış : Engebe.

İnişli çıkışlı : Hem inişi hem çıkışı olan (yol), inişli yokuşlu.

Kafa çıkışı : Futbolda havadan gelen topa kafa vurmak için yükselme.

Merdiven basamak basamak çıkılır : "en yüksek yere, yavaş yavaş yükselerek çıkılır" anlamında kullanılan bir söz.

Para çıkışmamak : Para yetişmemek.

Yangın çıkışı : Yangından kaçmak için binalara yapılmış olan çıkış kapısı veya merdiveni.

Çıkış bildirgesi : Mal çıkışlarında kullanılan gümrük bildirgesi, a. bk. bildirge.

Çıkış bölmesi : 1500 metreye dek yapılan koşularda, çıkış çizgisi gerisinden yarışa başlanılan bölüm.

Çıkış çelisi : Bir çevirecin yüke gösterdiği dalga direnci,

Çıkış denetim çizelgesi : Çıkış yargıcısınca hazırlanıp, yarışa başlayan koşucuların kimliklerini ve taşıdıkları yarış numaralarını gösteren çizelge. Varışta, koşucuların denetim bakımından bu çizelgeyi imzalamaları zorunludur.

Çıkış dozu : Vücuttan çıkan ışınım demetinin çıkış yüzeyine bıraktığı soğrulmuş doz.

Çıkış düğüm noktası : (astronomi)

Çıkış düğümü : Ay'ın yer çevresinde çizdiği yörüngenin, tutulma-düzlemini güneyden kuzeye çıkarken deldiği nokta.

Çıkış ekseni : Orta eksen.

Çıkış etmemek : Kazanç sağlayamamak, kâr etmemek

Çıkış gerilimi : (fizik)

Çıkı ile ilgili Cümleler

  • Neredeyse annesi kadar yaşlı olan bir kadınla çıkıyordu.
  • Oturanların yarısından daha fazlası plana karşı çıkıyor.
  • Çıkıp savaşmak istiyorsan seni durduramam.
  • Yiyecek bir şey almak zorundaydık bu yüzden çıkışa yakın bir restoranda durduk.
  • Durum kontrolden çıkıyor.
  • Çıkış saati kaçta?
  • Çıkın yoksa ben sizi dışarı atarım.
  • Çıkış var.
  • Çıkın, ben koruyacağım!
  • Bizim planımıza çoğunluk tarafından karşı çıkıldı.
  • Çıkış nerede?
  • Çıkış yapmak istiyorum. Hesabımı çıkarır mısınız?
  • "Tom'la hala çıkıyor musunuz?" "Hayır, geçen ayın başında ayrıldık."
  • Bu gece Tom'la dışarı çıkıyorum.

Diğer dillerde Çıkı anlamı nedir?

Almanca'da Çıkı : n. Rolle, Tüte, Bündel, Bund, Quersack

Rusça'da Çıkı : n. котомка (F)