Wadi türkçesi Wadi nedir

  • Kurak bölgelerde görülen, yatağında çok kez su bulunmayan, ancak yeğin sağanaklardan sonra bol su ve çamur taşıyan yataklar.
  • Dere.
  • Yazın kuruyan dere.
  • Kuru dere.
  • Geçici akarsu.
  • Vadi.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Wadi ingilizcede ne demek, Wadi nerede nasıl kullanılır?

Wadi ara : Sharon bölgesini yizreel vadisine bağlayan carmel dağı ve menashe tepeleri arasındaki dar geçit (israil).

Wadi kelt : Batı şeria'da dağ geçidi.

Wadi milek : Zichron yaakov ile yokneam arasındaki bağlantı yolu.

Wadi salib : Hayfa'da dağ geçidi.

Wadi salib riots : 1959 yılında hayfa'da wadi salib mahallesi sakinlerince ırk ayrımcılığı gerekçesiyle yapılan ayaklanmalar.

Wading pool : Seyyar havuz.

Wadis : Dere. Yazın kuruyan dere. Kuru dere. Vadi.

Wad : Vatka koymak. Tampon. Demet. Tıpa. Tapa. Tomar yapmak. Tomar haline getirmek. Tomar. Tutam. Tıkaç.

Cotton wad : Hidrofil pamuk.

Wadings : Çamurda yürüme.

İngilizce Wadi Türkçe anlamı, Wadi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wadi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

 

Coomb : Ova.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Branch : Kol (bitki). Kollara ayrılmak. Bilgisayar, bilişim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Sapma. Bölmek. Kol. Ayırmak. Şube. Sınıf.

Coombs : Ova.

Beck : Baş işareti. Irmak. İşaret etmek. Çay. Birisini işaretle çağırmak.

Bourn : Sınır. Memleket. Çay. Amaç. Hedef. Su. Diyar.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Combes : Teksas eyaletinde şehir. Dağlarla çevrili ova.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Wadi synonyms : coombe, coombes, wadis, glens, age pyramid, dells, agricultural specialisation, brooking, brooked, bournes, wadies, abrasion platform, bourns, dales, aboriginal population, creek, glen, col, gully, agricultural production, canyon, clough, agricultural co operative, altimetric profile, afforestation, agrarian geography, combe, brook, canyons, ageing of the population, eaves trough, branches, dell.