Walken türkçesi Walken nedir

  • Christopher walken (1943 doğumlu).
  • Bir soyadı.
  • Geyik avcısı filmindeki rolü ile 1978 yılında en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında akademi ödülü sahibi.
  • Amerikalı sinema oyuncusu.

Walken ingilizcede ne demek, Walken nerede nasıl kullanılır?

Walked : Taşımak (iterek). Gezdirmek. Adımlamak. Gezmek. Yürüyerek gitmek. Dolaştırmak. Eşlik etmek. Yürüyüşe çıkarmak. Yürüterek yormak. Dolaşmak.

Walked all over him : Onu çiğnedi. Onu aşağıladı. Üzerine bastı. Onu ayakları altına altı. Onu ayağa düşürdü. Üzerinden geçti.

Walker : Yaya. Michigan eyaletinde şehir. Yürümeye yardımcı araç. Yürüme arabası (bebek). Yürüteç. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Yürüyen kimse. Yürüme desteği. İowa eyaletinde şehir. Yürüyüşçü.

Walker foxhound : Tilki yürüyüşü.

Walker hound : Tazı yürüyüşü.

Dandy walker syndrome : Dandy-walker sendromu. Beyincik vermisinin büyük bir bölümünün şekillenmemesi ve beyincikte içi sıvı dolu kist oluşumuyla ve magendie veya luschka deliklerindeki tıkanmayla birlikte belirgin beyin kökünün yapılış bozukluğu, dandy-walker deformitesi, dandy-walker yapılış bozukluğu. kistin tabanını dördüncü karıncık oluşturur.

Jay walker : Önüne bakmadan yürüyen kimse.

Dandy walker deformity : Dandy-walker deformitesi. Dandy-walker sendromu.

 

Walker on : Yürüyen kimse. Yaya. Figüran.

Baby walker : Bebek yürüteci.

İngilizce Walken Türkçe anlamı, Walken eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walken ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lumber : Hantal hantal yürümek. Yavaşça yürümek. Ormanda ağaç kesmek. Lüzumsuz eşya. (ormanda) ağaç kesmek. Kereste kesmek. Ağır hareket etmek. Gereksiz eşya. Kereste. Ağaç kesmek.

Swag : Kaparoz. Promosyon ürünleri. Para. Yağma. Çalıntı mal. Çiçekli asma dekor. Borç karşılığı cezaevi mutfak görevlileri tarafından hazırlanan sandviç. Promosyon olarak verilen ürünler. Çalıntı (oto teyp vb).

Slog : Sert vurmak. Dövmek. Hızlı vurmak. Zor ve sıkıcı iş yapmak. Sıkıcı bir iş yapmak. Didinmek. Zahmetli iş yapmak. Angarya. Vurmak. Zor ve sıkıcı iş.

Traipse : Ayağını sürüyerek yürümek. Dolanıp durmak. Boş boş dolaşmak.

Pound : Yumruklamak. Vurmak. Havanda dövmek. Çarpmak. Çakmak. Küt küt atmak. Tokmaklamak. Topa tutmak. Küt küt atmak (kalp). Dövmek.

Amble : Salınarak yürümek. Yavaş yavaş dolaşmak. Yavaş yavaş yürümek. Rahat rahat yürümek. Rahat yürüyüş. Sallana sallana yürümek. Rahvan gitmek. Rahvan koşmak. Yavaş yavaş dolaşma. Rahvan.

Ade : George ade (1866-1944). Amerikan mizahçı ve oyun yazarı.

Reel : Dolamak. Yalpalamak. Bilgisayar, bilişim, eskrim alanlarında kullanılır. Sallanmak. Sendelemek. Çiftlerin oynadığı bir iskoç dansı. Bobin. Üzerine delikli ya da mıknatıslı kuşak sarılabilen, iki yanında koruyucu çıkıntılar bulunan silindir. Bozguna uğramak. Çabuk dönmek.

 

Abdel : Mısır'ın ikinci devlet başkanı (1956-1970). (arapça) bir ad. Gamal abdel nasser (1918-1970). Mısırlı subay ve siyasi lider.

Tread down : Ayak altında çiğnemek.

Walken synonyms : locomote, coggle, flounder, saunter, bring to, paddle, bring round, limp, stumble, abidal, hobble, adamson, move, abou hatzira, ambulate, gimp, change, careen, slink, call, leg it, trudge, mouse, abaya, hitch, bring around, sneak, abargil, stride, slouch, pace, swagger, spacewalk.

Walken zıt anlamlı kelimeler, Walken kelime anlamı

Ride : Karara bağlanmamış olmak. Üst üste binmek. Sürmek. Kafa bulmak. Arabayla gezmek. Yüzmek. Binmek (at veya bisiklet). Bindirmek. Kullanmak. Havada kalmak.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Cause to sleep : Uyumasına neden olmak.

Walken antonyms : anesthetize.