Lumber türkçesi Lumber nedir

  • (ormanda) ağaç kesmek.
  • Yavaşça yürümek.
  • Kereste.
  • Hantal hantal yürümek.
  • Lüzumsuz eşya ile doldurmak.
  • Gereksiz eşya.
  • Lüzumsuz eşya.
  • Ormanda ağaç kesmek.
  • Ağaç kesmek.
  • Kereste kesmek.
  • Ağır hareket etmek.

Lumber ile ilgili cümleler

English: He used to work hard as a lumberjack.
Turkish: Bir oduncu olarak çok çalışırdı.

English: Ali is a self-employed plumber.
Turkish: Ali serbest çalışan bir tesisatçıdır.

English: Ali was a lumberjack.
Turkish: Ali bir oduncuydu.

English: Ali is a plumber.
Turkish: Ali bir tesisatçı.

English: The vessel was loaded with coal, lumber, and so on.
Turkish: Gemi kömür, kereste, ve benzeri şeylerle yüklüydü.

Lumber ingilizcede ne demek, Lumber nerede nasıl kullanılır?

Lumber mill : Kereste kesme yeri. Kereste fabrikası.

Lumber pile : Kereste istifi.

Lumber room : Sandık odası.

Lumber up : Karmakarışık yığmak.

Lumber with : Angarya yüklemek.

Lumberman : Bıçkıcı. Keresteci. Hızarcı.

Lumbering : Ağır. Bıçkıcılık. Kaba. Kerestelik ağaç kesme. Hantal. Ağaç kesme. Yavaşça yürüme. Kerestecilik.

Clear lumber : Kusursuz kereste.

Lumberroom : Hurdası çıkmış eşyanın depolandığı oda. Sandık odası.

Lumberjack : Oduncu. Ormanda ağaç kesen kimse. Ağaç kesen kimse.

İngilizce Lumber Türkçe anlamı, Lumber eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Lumber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stuffs : Uyuşturucu. Kağıt hamuru. Eşya. Hamur. Yünlü kumaş (ingiliz ingilizcesi). Saçmalık. Kaçak içki. Hammadde. Saçma. Şey.

Stock : Yığı. Hayvan mevcudu. Tahvil. Stoklamak. Sermaye. Kızak (gemi). Gövde (ağaç vb.). Hammadde. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi. Damızlık.

Timbering : Ahşap kirişler. Keresteler topluluğu. Destekleme. Ahşap iksa. Ağaçlama. Kerestelik ağaç. Kereste yapı.

Building material : Yapı gereci. Yapı malzemesi. İnşaat malzemesi.

Plank : Uzun tahta. Bir trapezcinin kolları ve bacakları gerili olarak yatay biçimde trapez üzerinde durması. ileriye doğru olan yatay duruşta yüz yere, geriye doğru olanda çadırın tepesine yöneliktir. Yatay duruş. Önemli madde (pol.). Döşeme tahtası. Kalas döşemek. Tahta (enli). Kalasla desteklemek. Tahta. Dayanak.

White elephant : Artık sahibinin işine yaramayan bir şey. Gereksiz şeyler. Beyaz hindistan fili. Lüzumsuz şeyler. Masraflı hediye. Büyük boy kağıt. Vaktiyle işe yarayan fakat şimdi dert olan bir şey. Kimseye yar olmayan şey. Ivır zıvır. Değerli ama işe yaramayan mülk.

Timber : Malzeme. Kereste ile kaplamak. Madde. Payanda vurmak. Tını. Kalas. Biçilmiş ağaç. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik. Yetişmekte olan kerestelik ağaçlar.

Timbers : Kerestelik ağaç. Kalıp (tip). Kalas. Kiriş. Gemi kaburgası.

The wood : Ağaç. Tahta. Tahta nefesli çalgı. Odun. Orman. Ağaçlık. Koru. Ahşap. Ağaçlandırmak.

 

Stuff : Tıkıştırmak. Eşya. Öz. Tıkınmak. Tıkmak. Hammadde. Uyuşturucu. Kumaş. Kağıt hamuru.

Lumber synonyms : caveman, cut down, pound, swine, planking, fell a tree, walk slowly, board, swines, lumbers, wood, strip, dade, log, fell trees, walk, cut down a tree, lumbered.

Lumber zıt anlamlı kelimeler, Lumber kelime anlamı

Ride : Binmek. Geçmek (yol). Arabayla gezmek. Üst üste binmek. Gezinti. Kullanmak. Taşımak (omuzunda vb). Yüzmek. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Süzülmek.

Lumber ingilizce tanımı, definition of Lumber

Lumber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A pawnbroker`s shop, or room for storing articles put in pawn. To heap together in disorder. Hence, a pledge, or pawn. To move heavily, as if burdened.