Walking legs türkçesi Walking legs nedir

  • Eklem bacaklı hayvanlarda göğüs bölgesinde bulunan ve yürümeye yarayan bacaklar.
  • Yürüme bacakları.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Walking legs ingilizcede ne demek, Walking legs nerede nasıl kullanılır?

Walking : Ayaklı. Döşeme. Gezme. Dansçının dans adımlarıyla yürümesi. Asa. Canlı. Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Yürüyen. Yürüme (yürüyüş). Birbiri ardınca, biri yerden kalkarken öteki öne basan ayakla sürekli yer değiştirme; adım atarak istenilen bir yönde yer değiştirme.

Legs : Bacaklar.

Walking beam : Dengeleme kolu. Balansiye. Aktarma kirişi. Radyo dalgası. Denge kolu. Telsiz dalga. Çelik çubuklar veya döşeme kesitlerini bir soğutma yatağından veya fırından geçirme metodu. Telsiz dalgalarının aktarımı.

Walking beam furnace : Yürür kirişli fırın. Yürüyen kirişli fırın.

Walking boots : Tırmanma botu. Yürüyüş botu. Yürüyüş ayakkabıları.

Walking chair : Oyuncak bebek arabası.

İngilizce Walking legs Türkçe anlamı, Walking legs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walking legs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

 

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Acacia : Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya. Mimoza.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Walking legs synonyms : a site, abramis zone, aardwolf, a cells, aardvarks, abiotic environment.