Warne türkçesi Warne nedir

  • New york'ta (abd) bir şehir.

Warne ile ilgili cümleler

English: Ali has been warned more than once.
Turkish: Ali birden fazla uyarıldı.

English: Ali has been warned on several occasions.
Turkish: Ali birçok kez uyarıldı.

English: Ali could've warned me.
Turkish: Ali beni uyarabilirdi.

English: Ali has been warned many times.
Turkish: Ali defalarca uyarıldı.

English: Ali could've been warned.
Turkish: Ali uyarılabilirdi.

Warne ingilizcede ne demek, Warne nerede nasıl kullanılır?

Warned : Haber vermek. Öğütlemek. Uyarmak. Tembih etmek. İhtar etmek. İhbar etmek. İkaz etmek.

Warned against : -e karşı ihtar verdi. Durumun gebe olduğu tehlikeye dikkati çekti. -e karşı uyardı. İle ilgili olarak sert bir şekilde protesto etti.

Warner : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı.

Warner brothers : Abd'nin dünyanın en büyük film ve televizyon eğlence yayınları üreticisi şirketi. Warner kardeşler.

Warners : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri.

Forewarned is forearmed : Erken uyarılan erken önlem alır. Tedbiri elden bırakma anlamında bir atasözü.

 

Warn from : Menetmek. Uzak durmasını söylemek.

Unwarned : Uyarılmamış. İkaz edilmemiş. Haberdar edilmemiş.

Warning assembly : Uyarıcı. İyonlaştırıcı ışınım boyutunun önceden belirlenen düzeyi aşması durumunda, görsel ya da işitsel yolla uyarıda bulunan düzenek.

Warn off : Uzaklaştırmak. Vazgeçirmek. Menetmek. Uzak durmasını söylemek. Katılmasını yasaklamak. Kovmak.

İngilizce Warne Türkçe anlamı, Warne eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Warne ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discourage : Yıldırmak. Cesaret kırmak. Engellemek. Vazgeçirmek. Korkutmak. Gözünü korkutmak. Mücadele gücünü kırmak. Caydırmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Kandırmak.

Alarm : Dehşete düşürmek. Telaşa düşürmek. Air-launched anti-radiation missile (havada atılan antiradyasyon füzesi). Dehşet. Kızıl ötesi bir vericiyle hedeflere yoğunlaşarak üzerlerine ısı yayan füze. Alarm vermek. Alarm. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Uyarmak. Alarm aygıtı.

Counsel : Önermek. Tavsiye. Salık vermek. Öneri. Akıl vermek. Tavsiye etmek. Maksat. Öğüt vermek. Öğütlemek. Nasihat vermek.

Rede : Tefsir. Kıssa. Hikaye. Tavsiye. Atasözü. Masal. Tertip. Anlatmak. Nasihat. Öğüt.

Forewarn : Önceden ikaz etmek. Uyarmak. Önceden uyarmak. Önceden haber vermek. İkaz etmek.

Admonish : Nasihat vermek. Kulağını bükmek. Hafiçe azarlamak. Tembih etmek. İhtar etmek. Öğüt vermek. Azarlamak. Uyarmak. Nasihat etmek. Kulağını çekmek.

Monish : Uyarmak.

Advise : Fikir vermek. Öğütlemek. Nasihat etmek. Haber vermek. Salık vermek. Bilgilendirmek. Öğüt vermek. Danışmak. Uyarmak. Tavsiye etmek.

 

Inform : Fitnelemek. Bilgilendirme yapmak. Bildirmek. Haber vermek. Haberdar etmek. İhbar etmek. Bilgilendirmek. Bilgi vermek. Malumat vermek.

Alert : Tetik. Ayık kalmak. İkaz etmek. Alarm. Uyarmak. Alarm işareti. Alarma geçirmek. Dikkatli. Tehlikeye karşı uyarı.

Warne synonyms : threaten, caution, previse.

Warne zıt anlamlı kelimeler, Warne kelime anlamı

Increase : Çoğaltmak. Artış. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Yükseltmek. Eder artırımı. Büyümek. Artma. Zam yapmak. Artırmak.

Wax : Balmumu. Gliserolden daha uzun zincirli alkollerin yağ asitleriyle ester bağlarıyla bağlanarak oluşturdukları nötr bir lipit. su kaybını önlemeye ve solunumu azaltmaya yarayan bitkilerin yaptığı bir madde. birçok hayvanın kutikulasında ve yumurta kabuğunda bulunan, su kaybını önleyen bir madde. anların yaptığı özel bal mumu. Parafinlemek. -leşmek. Haline gelmek. Büyük moleküllü yağ asitleriyle, gliserin dışındaki büyük moleküllü alkollerin oluşturduğu esterler. kimi yağ asiti ve yüksek karbon sayılı hidrokarbonların oluşturdukları karışım. Mumlamak. Artmak. Cilalamak. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.