Wars türkçesi Wars nedir

  • Düşman olmak.
  • Mücadele etmek.
  • [#savaş Savaşmak].

Wars ile ilgili cümleler

English: A time without wars may come.
Turkish: Savaşsız bir zaman gelebilir.

English: Bush doesn't want to make wars in order to control Central Asian oil.
Turkish: Bush Orta Asya petrolünü kontrol etmek için savaşmak istemiyor.

English: Civil wars are occurring in many countries.
Turkish: Birçok ülkede iç savaş yaşanıyor.

English: Bush won all the wars he fought.
Turkish: Bush savaştığı tüm savaşları kazandı.

English: I didn't watch Star Wars episode 1.
Turkish: Yıldız Savaşlarının birinci bölümünü izlemedim.

Wars ingilizcede ne demek, Wars nerede nasıl kullanılır?

Wars of the roses : York ve lancaster aileleri arasında taht mücadelesi için yapılan savaşlar serisi (1455-1485). Güllerin savaşı. Çifte gül savaşları.

Athens spartian wars : Atina-sparta savaşları.

Balkan wars : Balkan savaşları.

Flame wars : Bir tartışma grubu içerisindeki saçma sapan tartışma veya kırıcı ifadeler. Parlama savaşları.

Have been in the wars : (çocuk) üstü başı yara bere içinde olmak.

Warsaws : İndiana eyaletinde şehir. Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Varşova. Missouri eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde şehir. Kentucky eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Polonya'nın başkenti.

 

Warsaw : Virginia eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde şehir. Kentucky eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Polonya'nın başkenti. Varşova. Missouri eyaletinde şehir.

Warships : Muharip gemisi. Savaş gemisi. Harp gemisi. Muharip gemi.

Imperialistic wars : Emperyalist ülkelerin dünya kaynaklarına sahip olmak amacıyla giriştikleri her türlü askeri, siyasi, iktisadi ve sosyal mücadele. Emperyalist savaş.

Opium wars : Afyon savaşları.

İngilizce Wars Türkçe anlamı, Wars eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Warred : Harp. Strateji. Savaş. Savaş halinde olmak. Cenk. Mücadele. Çatışma.

Be up against : Çatmak.

Be at war with : Savaş halinde olmak. Uğraşmak.

Caution : Sakınma. Tembihlemek. İhtiyat. Korunu. Uyarmak. İhtar etmek. İhtar. Tembih etmek. Uyarı. Dikkatini çekmek.

Agonizes : Uğraşmak. Kıvranmak. İşkence görmek. Eziyet etmek. Acı çektirmek. İşkence etmek. Can çekişmek. Kıvrandırmak. Istırap çekmek.

Forewarn : İkaz etmek. Önceden haber vermek. Uyarmak. Önceden uyarmak. Önceden ikaz etmek.

Threaten : Gözdağı vermek. Korkutmak. Gözünü korkutmak. Tehdit etmek. Tehditte bulunmak. Tehlike belirtisi olmak. -e işaret etmek. Habercisi olmak.

Turn against : Aleyhine döndürmek. Karşı çıkmak. Aleyhine dönmek. E doğru çevirmek. Düşman etmek.

Campaign : Mücadele vermek. Adaylığını koymak. Mücadele. Kampanya yapmak. Kampanya. Kampanyaya katılmak. Sefere çıkmak. Sefer. Seferberlik.

 

War : Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı. Harp. Çatışma. Mücadele. Savaş halinde olmak. Savaşım. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Wars synonyms : red planet, alarm, agonises, admonish, conflicts, buffet, alert, combated, combat, agonize, agonise, previse, discourage, monish, solar system, buffets, turn on, battled, campaigned, combats, exchange blows, inform, battle, contending, contended, battling, combating, contend, conflicted, conflict, buffeted, contends.

Wars zıt anlamlı kelimeler, Wars kelime anlamı

Cold war : Soğuk savaş. İkinci dünya savaşı sonrasında sovyetler birliği ve doğu müttefikleriyle birleşik devletler ve batı müttefikleri arasında çıkan siyasi ve ekonomik çekişme.

Peace : Asayiş. Sulh. Sükunet. Sükun. Ağız tadı. Huzur. Rahat. Barışma. Güvenlik.