Be up against türkçesi Be up against nedir

Be up against ile ilgili cümleler

English: You will be up against many difficulties.
Turkish: Birçok zorluklarla mücadele edecek.

Be up against ingilizcede ne demek, Be up against nerede nasıl kullanılır?

Be : Anlamına gelmek. Bulunmak. Berylliumb (berilyum). -dı. Durmak. -dır. Kalmak. Mal olmak. Olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element.

Against : Muhalif. -e zıt yönde. Ters olarak. Karşı. -e doğru. Dayalı. Aykırı. -e aykırı. Karşısında. -e değecek şekilde.

Be up against it : Eli darda olmak. Güçlüklerle karşılaşmak. Para sıkıntısı olmak. Çok kötü durumda olmak. Çok zor bir durumda olmak.

Be up against the wall : Ümitsiz olmak. Çaresiz olmak. Çok zor bir durumda olmak. Çaresiz kalmak. Çok zor bir durumda kalmak.

Be up : Yatmamış olmak (uykuya). Sona ermiş olmak. Yataktan kalkmış olmak. Bilmek. Artmış olmak. Bitmiş olmak. Ayakta olmak. İyi anlamak. Yükselmek. Doğmuş olmak (güneş veya ay).

Be up in the air : Kararlaştırılmamış olmak. Askıda olmak. Karar verilmemiş olmak.

Be up late : Geç vakte kadar ayakta kalmak. Geç vakte kadar kalmak. Geç vakte kalmak.

Be up all night : Sabahlamak.

Be up a gum tree : Zor bir durumda olmak. Şapa oturmak. Zor durumda olmak. Başı belada olmak.

 

Be up in the clouds : Bulutların üzerinde olmak. Gerçeklerle ilgisi olmamak. Bulutlarda yaşamak.

İngilizce Be up against Türkçe anlamı, Be up against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be up against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lash into : Saldırmak.

Lace into : Yumrukla saldırmak. Saldırmak. Paylamak. Pataklamak. Azarlamak.

Lam into : Saldırmak. Fırça atmak. Dövmek.

Lash oneself into a fury : Kudurmak. Öfkelenmek.

Combating : Dövüşmek. Savaş açmak. Çarpışmak.

Lay into : Birini dövmek. Dayak atmak. Pataklamak. Dövmek. Haşlamak. Saldırmak. Azarlamak. Girişmek (kavga). Dövmek (birisini).

Buffeted : Sarsmak. (fırtına yüzünden) harabeye dönmüş. Boğuşmak. Yumruklamak. Tokat atmak.

Agonizes : Eziyet etmek. Kıvranmak. Kıvrandırmak. İşkence görmek. Uğraşmak. Acı vermek. Acı çektirmek. Can çekişmek. Istırap çekmek.

Battled : Dalaş. Teber. Muharebe. Savaşmak. Çarpışmak. Dövüşmek. Çok uğraşmak. Savaş.

Jump on : Saldırmak. Üzerine binmek. Çıkışmak.

Be up against synonyms : impinge on, combats, buffets, knit, battle, agonize, agonise, buffet, battling, come up against, attacks, be at war with, agonises, jump at, knits, fall foul of, attacked, combat, attack, combated.