Combating türkçesi Combating nedir

Combating ingilizcede ne demek, Combating nerede nasıl kullanılır?

Law for combating terrorism : Terörle mücadele yasası.

Combative : Kavgacı. Bulaşkan. Mücadeleci. Hırçın. Dövüşken. Vuruşkan.

Combatively : Çelişen bir biçimde. Saldırganca. Kavgacı bir şekilde. Hırçın bir şekilde. Kavgacı bir halde.

Combativeness : Saldırganlık. Kavga etme veya dövüşme eğilimi. Kavgacı olma niteliği. Düşmanlık. Savaşçılık. Kavgacılık.

Combat aeroplane : Muharebe uçağı.

Combat fatigue : Çarpışma yorgunluğu. Savaş bunalımı. Savaş yorgunluğu. Savaş sonrası ruhsal bozukluk. Muharebe yorgunluğu. Savaş sonrası nevroz. Savaş sonrası yaşanan psikolojik bozuluk.

Combat air patrol : Hava muharebe devriyesi. Cap. Düşman hava araçlarını belirlemek üzere yapılan yüksek veya orta düzey devriye uçuş. Muharebe hava karakolu. Bir uçağın bir uçuş koridorunda yaptığı devriye görevi. Muharebe hava devriyesi.

Combat boot : Postal. Savaş botu. Kısa konçlu bot.

Combat casualty : Savaş zayiatı. Muharebe zayiatı.

Combat airplane : Muharebe uçağı. Muharip uçak.

İngilizce Combating Türkçe anlamı, Combating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Combating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Declare war against : Savaş ilan etmek.

Bump into : Bindirmek. Toslamak. Hızla çarpmak. Arabayla (ağaca vb) çarpmak. Çarpmak. Rastgelmek. Tesadüf etmek. Rastlantı sonucu karşılaşmak. Rastlamak.

Veneering : Tahta kaplama. Kaplama tahtası. Cila. Kaplamacılık. Yapmacık tavır. Kaplama. Kaplama kerestesi. Yüzey süsü. Gösteriş. Ağaç kaplama.

Travelling : Seyahat etme. Seyahat etmek. Gezici. Seyahat. Yolculuk. Yolculuk yapma. Seyyar. Kaydırma. İlerleme.

Gilt : Mükemmel. Altın yaldız. Müzehhep. Yaldızlı. Altın yaldızlı. Çekicilik. Altın kaplama. Süslü. Cazibe. Yaldız.

Traveling : Hareket halinde. Seyahat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seyahat etme. Yolculuk yapma. Seyyar. Yolculuk. Kaydırma. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere devindirilmesi; özellikle öne, geriye, yanlara, aşağıya, yukarıya sürekli devinimi. Gezici.

Fought : Kavga etmek. Savaşmak. Savunmak. Uğraşmak. Savaş vermek. Savaş.

Commutation : Hafifletme (ceza). Cezayı değiştirme. Komütasyon. Ceza hafifletme. Değiştirme. Kısa mesafede gidip gelen tren servisi. Değişme. Hafifletme ceza. Yerdeğişim.

Bumps : Çarpmak. Bindirmek. Toslamak.

Combating synonyms : finishing coat, overcoating, bitumastic, finish coat, photographic emulsion, combatting, draw the sword, offer battle, clashing, wage war, cannon, be up against, paint, coat of paint, wage, facing, clashes, veneer, buffet, bumping, battling, combat, clash, pigment, be at war with, gilding, combated, cannoned, cannoning, covering, brawled, agonises, enamel.

Combating zıt anlamlı kelimeler, Combating kelime anlamı

Civilian : Sivil. Başı bozuk. Mülki.

Unaggressive : İddaasız. Agresif olmayan. Kavgacı olmayan. Saldırgan olmayan. Kendine çok güvenmeyen. Öne çıkmaya çalışmayan.