Was fed up with türkçesi Was fed up with nedir

  • -den bezdi.
  • -den bıktı.
  • -den gına geldi.

Was fed up with ile ilgili cümleler

English: Ali was fed up with waiting for Mary.
Turkish: Ali Mary'yi beklemekten bıkmıştı.

English: Ali was fed up with having to repeat himself all the time.
Turkish: Ali her zaman kendini tekrarlamak zorunda kalmaktan bıktı.

English: Peter was fed up with childish girls and wanted to meet a really mature woman.
Turkish: Peter, çocuksu kızlardan bıktı ve gerçekten olgun bir kadınla tanışmak istedi.

English: Ali was fed up with eating the low quality food provided by the prison.
Turkish: Ali hapishane tarafından temin edilen düşük kaliteli yiyecek yiyerek besleniyordu.

English: Peter was fed up with childish girls.
Turkish: Peter çocuksu kızlardan bıkmıştı.

Was fed up with ingilizcede ne demek, Was fed up with nerede nasıl kullanılır?

Was : -dı. Var olmak. Anlamına gelmek. -di. Olmak. Bulunmak. Tutmak (para). Mal olmak. Durmak.

Fed : Federal ajan. Federe devlet. Federal rezerv sistemi. Beslenmiş. Bıkkın. Abd'nin merkez bankası. Federasyon. Beslenen.

With : Yanına. Beraber. -lı. İle beraber. İle. Beraberinde. -la. Sayesinde. -e karşın. İle ilgili.

Fed up with : Bezmek. Daral gelmek. Bıkmış. Bizar.

Be fed up with : Bay gelmek. Yaka silkmek. Gına gelmek. Bıkmak. Gına getirmek. Usanmak. Bezmek.

 

Be all up with somebody : İşi bitik olmak. Hapı yutmuş olmak.

Be laid up with : Yatağa düşmek. Yatağa hapsolmak. Yatağa mahkum olmak. Yatakta kalmak zorunda olmak (hastalık vb nedeniyle). Evde kalmak zorunda olmak (hastalık vb nedeniyle).

Be eaten up with : Kendini yiyip bitirmek.