Watch television türkçesi Watch television nedir

  • Televizyon seyretmek.
  • Televizyon izlemek.

Watch television ile ilgili cümleler

English: I usually watch television before supper.
Turkish: Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.

English: I make it a rule not to watch television after nine o'clock.
Turkish: Dokuzdan sonra televizyon izlememeyi kural edindim.

English: I watch television after supper.
Turkish: Akşam yemeğinden sonra televizyon izlerim.

English: He doesn't watch television at all.
Turkish: O, hiç televizyon izlemez.

English: Does he watch television every day?
Turkish: O her gün televizyon izler mi?

Watch television ingilizcede ne demek, Watch television nerede nasıl kullanılır?

Watch : Gözkulak olmak. Kol saati. İzlemek. Seyretmek (tv). Başında beklemek. İle ilgilenmek. Seyretmek. Bakma. Beklemek. Gözlemek.

Television : Sınalgı. Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu. Eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon. Televizyon seti.

 

Watch and ward : Sürekli uyanık olma. Nöbet tutma. Devamlı olarak gözetleme. Sürekli tetikte olma.

Watch band : Saati bileğe dolamak için kullanılan kayış. Saat kulpu. Saat kordonu. Saat kayışı.

Watch box : Nöbetçi kulübesi. Bekçi kulübesi.

Watch bracelet : Saat kordonu.

İngilizce Watch television Türkçe anlamı, Watch television eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watch television ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Televiewed : Televizyonda görünmüş. Televizyonda izlenmiş. Televizyonda görmek.

Televiews : Televizyonda görmek.

Watch tv : Televizyona baktı. Tv seyredin. Tv izlemek. Tv (televizyon) seyretti.

Teleview : Televizyonda görmek. Sınalgı izlemek. Sınalgıda görmek.