Waterbed türkçesi Waterbed nedir

  • İçi su ile dolu yatak.
  • Su yatağı.
  • İçi su dolu yatak.

Waterbed ile ilgili cümleler

English: I want a waterbed.
Turkish: Ben bir su yatağı istiyorum.

Waterbed ingilizcede ne demek, Waterbed nerede nasıl kullanılır?

Waterbeds : Su yatağı. İçi su ile dolu yatak. İçi su dolu yatak.

Waterbath with shaker : Çalkalayıcılı su banyosu. İçerisinde çalkalayıcı bulunan su banyosu.

Waterbird : Su kuşu. Sukuşu. Tatlı suya yakın yaşayan kuş türü.

Waterboard : Boğulma hissi vermek için kafaya geçirilmiş bir çuvalın üstüne su dökme yöntemi. Su işkencesi.

Waterborne : Gemiyle taşınan. Sudan geçen. Yüzen. Suya iniş yapmış. Deniz yolu ile taşınan. Suda yüzen. İçme suyu ile geçen. Su yoluyla taşınan. Deniz yoluyla taşınan. Su yoluyla bulaşan.

Water back : Sıcak su kazanı veya haznesi.

Water bailiff : Görevi balık avlama ile ilgili yönetmelikleri uygulamak ve korunan sularda illegal avlanmayı önlemek olan memur. Su memuru. Su icra memuru. Su dağıtıcı. Görevi deniz araçlarını kontrol etmek olan gümrük memuru.

Water area : Su alanı.

Water activity : Su etkinliği. Su aktivitesi. Bir gıda maddesinin su buharı basıncının, aynı sıcaklıktaki damıtık suyun buhar basıncına oranı, aw. Serbest su.

Water and sewage department : Şehirlerde kanalizasyon sistemi ve evlere su bağlanması işlerinden sorumlu birim. Su ve kanalizasyonu departmanı.

 

İngilizce Waterbed Türkçe anlamı, Waterbed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waterbed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pondweed : Su otu.

Line : Kaplamak. Dizmek. Çizgi. Askı halatı. Sıralamak. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. İçini kaplamak. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Kırıştırmak.

Aquatic plant : Su bitkisi. Su bitkileri.

Hydrophyte : Yosun. Su hayatına uyum sağlamış bitkiler. Sucul bitki. Hidrofıt. Hidrofit. Su yaşamına uyum sağlamış bitki, hidrofit. Su bitkisi.

Divide : Taksim etmek. Ayırmak. Kesmek. Dağıtmak. Sınıflandırmak. Bölüştürmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Kırışmak. Paylaşma, paylara ayırma. Araları açık olmak.

Continental divide : Kıta bölüm çizgisi.

Water parting : Su ayrımı. Su bölümü çizgisi. Komşu iki akarsuyun beslenme teknelerini ayıran sınır. Su ayrım çizgisi. Bir kararın verilmesi gereken zamana ulaşma. Su ayırım hattı. Yol ayrımı.

Water plant : Kökleri suda olan bitki. Su bitkisi.

Waterbed synonyms : dense leaved elodea, ditchmoss, elodea canadensis, hydrophytic plant, canadian pondweed, egeria densa, genus elodea, elodea densa, elodea, waterbeds, water bed.

 

Waterbed zıt anlamlı kelimeler, Waterbed kelime anlamı

Plain : (sürekli) şikayet etmek. Düz. Sade. Düzlük. Açıklık. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Yalın. Sadelik. Süssüz.