Waterski türkçesi Waterski nedir

Waterski ingilizcede ne demek, Waterski nerede nasıl kullanılır?

Waterskiing : Bir sürat botuyla çekilerek su yüzeyinde süzülme faaliyeti yapma. Su kayağı yapma.

Waters of forgetfulness : Suyun itme veya zorlama kuvvetine karşı koyma ancak onu tamamen durdurmama gücüne sahip olma durumu.

Still waters run deep : Yumuşak atın çiftesi pek olur. Durgun sular derinden akar. Yere bakan yürek yakar. Yavaş atın çiftesi pek olur. Yere bakan yürek yakandır. Durgun sular derin olur. Çok konuşan değil çok dinleyen bilir.

Bag of waters : Amniyon kesesi. Amniyon.

Cast oil on troubled waters : Sakinleştirmek. Pürüzleri gidermek.

Get into deep waters : Boyunu aşan sularda iş yapmak. Boyundan büyük işe kalkışmak.

Fish in muddy waters : Bulanık suda balık avlamak.

Fish in troubled waters : Düşen insandan fayda sağlamak. Başkalarının zayıflıklarından yararlanmak. Başkasının boş anından istifade etmek. Bir kimsenin sıkıntılı bir durumu kendi avantajı için kullanması. Bulanık sudaki balık. Bulanık suda balık avlamak.

Cast thy bread upon the waters : İyilik yap denize at balık bilmezse halik bilir. Cömert ol ve diğerleri için iyi birşeyler yap ve böylelikle kutsanabilesin (incil'den).

Deep waters : Büyük derinlikte olan su. Ciddi sıkıntı. Büyük talihsizlik. Derin sular.

 

İngilizce Waterski Türkçe anlamı, Waterski eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Waterski ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skim : Göz gezdirmek. Gözden geçirmek. Almak (bir sıvının üzerinden kaymak vb). Üstünden şöylesine geçmek. Kayar gibi gitmek. Kaymağını yemek. Köpüğünü almak. Sektirmek. Yüzeyini sıyırmak. Kaymağını sıyırmak.

Water ski : Su kayağı yapmak. Su kayağı araç.

Water skiing : Sörfçünün çok hızlı bir botla su yüzeyinde çekilerek kaydırılması.

Aquaplane : Deniz kızağı. Su kızağı. Kızaklamak. Su kayağı yapmak. Suda yol tutmamak. Kaymak (ıslak zeminde). Suda kaymak.

Ski : Kayakçılık. Kaymak. Kayak. Kayak yapmak.

Surfings : Sörf yapan. Dalga kayakçılığı. Sörf. Sörf yapma. İnternet'te gezinme. Sörfçülük. İnternette gezinme. Sörf yapma (internet üzerinde).

Water reservoir : Su deposu. Su haznesi.

Aquaplanes : Suda kaymak. Suda yol tutmamak. Su kızağı. Su kayağı yapmak. Kızaklamak. Deniz kızağı. Kaymak (ıslak zeminde).

Water skis : Su kayağı aracı. Sörfçünün ayaklarına iliştirilerek çok hızlı bir botla su yüzeyinde çekilerek kaydırıldığı pano. Su kayağı araç. Su kayağı yapmak.

Plane : Düz. Uçak. Düzlemsel. Uçar gibi gitmek (suyun yüzünde). Rende. Sistirelemek. Seviye. Planya. Dümdüz. Çınar.

Waterski synonyms : surfing, aquaplaned, surfriding.