Weight loss türkçesi Weight loss nedir

Weight loss ile ilgili cümleler

English: Tom's diet resulted in weight loss.
Turkish: Tom'un diyeti kilo kaybıyla sonuçlandı.

Weight loss ingilizcede ne demek, Weight loss nerede nasıl kullanılır?

Weight : Ağırlaştırmak. Önem. Üzerine ağırlık koymak. Dolgunluk vermek. Bir cisme yer'in ya da başka bir gökcisminin uyguladığı çekim kuvveti. Siklet. Çatıyı gergin tutmada kullanılan ağırlık. sahnede bir şeyi gergin tutmak için kullanılan ağırlık gereci. tiyatro konuşmasında ünsüz harflerin ortaya çıkmasıyla organların tembelliğinden doğan durum. Bir konumsal gösterimde, her bir basamağın, gerçek sayıya eklenen katkısının değerini belirtmek üzere, o basamaktaki sayı değerinin çarpılacağı katsayı. Ölçmek. Etki.

Loss : Zarar. Kaybetme. Kaybolma. Dokunca. Hasar. Yenilgi. Telef. Zayi. Zayiat. Heder.

Weight a ton : Bir ton çekmek. Çok ağır olmak.

Weight bearing : Ağırlık veya ağırlığını taşıma.

Weight cargo : Ağır yük.

Weight category : Ağırlık sınıfı. Siklet.

İngilizce Weight loss Türkçe anlamı, Weight loss eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weight loss ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Attenuations : Cılızlama. Hafifletme. Azaltma. İnceltme. Zayıflatma. Azalma. Kısma. Söndürme.

Declination : Sukut. Eğim. Açılım. Azalma. Fiillerde kip, zaman tarz, şahıs, sayı; ad soylu kelimelerde çokluk, iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi. bk. ad çekimi ve fiil çekimi. Çekim. Meyil. Geri çevirme.

Weakening : Güçsüzleşme. Zayıflatıcı. Zayıflık. Zayıflatma.

Palatalisation : Bir sesin boğumlanma noktasını değiştirerek damak sesine dönüşmesi: yangın> yangın, yonga>yonga, banka>banka > nya panga, gelir-sin> an. ağz. gelirsin, olsun>olsun; et öd “zaman” /ödle /ödlen > tt. öğle, öğlen “öğle vakti, gün ortası”; öd “zaman” / öd-ün>öyün, öğün “yemek, bir defalık yiyecek”; ria. karavana>karağana, mahalle>mağalle, zahmet>zağmet, lambanın>lamba-ğ-un vb. Damaksıllaşma. Çeşitli nedenlerle bir kelimedeki kalın sıradan ünlü veya ünsüzlerin ince sıraya geçmesi olayı: ınanmak > inanmak, yaşıl > yeşil, şbış > şış > şiş, tışı > dişi, bın > bin > bin, (1000), yun > yün, kardaş > kardeş, şışman > şişman, alma > elma, kangı > hangi, tıl > til > dil vb.

Marasmus : Vücudun ileri derecede zayıflaması, kuvvetten düşme, büyümesinin durmasına karşın zihin ve iştahın varlığıyla belirgin bir çeşit protein-kalori malnutrisyonu. Kuruyup zayıflama. Zayıflayıp erime hastalığı. Marasmus. Marazm.

Cachexia : Aşırı zayıflama. Sıskalık. Kaşeksi. Zafiyet. Genel durumun kötü beslenme, kronik hastalıklar ve tümör gibi nedenlerle ileri derecede ve belirgin olarak bozulması sonucu aşırı zayıflama, beden zayıflığı, azalan besi durumu, kaşeksi, emasiasyon. Kronik veya malignan bir hastalığın seyri sırasında meydana gelen ileri derecede zayıflama, sıskalık. Beden zayıflığı.

 

Wearing out : Çok kullanılmaktan hırpalanma. Yorgunluktan canı çıkma. Tükenme. Yıpranma. Bir yanıtlayıcının sık sık yapılan tecimsel soruşturulardan ötürü bilimsel araştırmalara karşı ilgisizliği ya da güvensizliğinden doğan olumsuz durum. Bitme. Aşınma. Yorulma.

Labefaction : Sarsılma. Çöküş. Sallanma. Düşüş. Yıkılış. Güçsüzleşme.

Maceration : Kemikten ayırmadan önce değişik solüsyonlar içerisinde bekletilerek dokunun yumuşatılması işlemi. Maserasyon. Sindirime hazırlama. Islanıp yumuşama. Makerasyon. Sert bir cismin su içinde kalışı nedeniyle yumuşaması. dölüt maserasyonu. Islatarak yumuşatma. Yumuşama.

Slimming : Rejim yapma.

Weight loss synonyms : thinning, emaciation, loss in weight, reducing, ebbing, declinations, tabes, attenuation, fade out.