Weakening türkçesi Weakening nedir
- Zayıflık.
- Zayıflama.
- Güçsüzleşme.
- Zayıflatıcı.
- Zayıflatma.
Weakening ile ilgili cümleler
English: My sense of smell is weakening.
Turkish: Benim koku alma duyum zayıflıyor.
English: Ali is weakening.
Turkish: Ali zayıflıyor.
Weakening ingilizcede ne demek, Weakening nerede nasıl kullanılır?
Weaken : Güçsüzleştirmek. Gücünü azaltmak. Güçsüz kılmak. Güçten düşmek. Zayıflatmak. Zayıf düşürmek. Kuvvetsizleşmek. Sarsmak. Güçsüzleşmek. Güçsüz düşürmek.
Weakened : Zayıflatılmış. Bozuk. Zayıflamış. Bozulmuş. Bozdurulmuş.
Weakener : Zayıflatıcı. Zayıflatan kimse veya şey. Zayıflatan.
Weakeners : Zayıflatan kimse veya şey. Zayıflatıcı. Zayıflatan.
Weakens : Gücünü azaltmak. Cansızlaştırmak. Kuvvetsizleşmek. Güçten düşmek. Zayıflamak. Sarsmak. Güçsüz kılmak. Güçsüzleştirmek. Zayıf düşürmek. Güçsüz düşürmek.
The weaker sex : Daha zayıf cinsiyet. Kadın ve erkek arasında daha az güçlü olan.
Weaker : Daha zayıf. Güçsüz. Daha güçsüz. Daha cılız.
Unweakened : Zayıflatılmamış. Mecalsiz bırakılmamış. Zayıflamamış. Zayıf bırakılmamış.
Get weaker : Daha güçsüzleşmek.
Tweaker : (argo terim) polis baskınından sonra yerde uyuşturucu arayan kimse (uyuşturucu kullanan). Küçük tornavida. Mühendisler tarafından ince ayarlamalar için kullanılan küçük tornavida. Parmak örümceği ipi (kriket sporunda).
İngilizce Weakening Türkçe anlamı, Weakening eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Weakening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Debility : Dermansızlık. Bitkinlik. Debilite. Zafiyet. Takatsizlik. Halsizlik. Güçsüzlük.
Slackening : Gevşetici. Gevşeme. (halatın) gevşetilmesi.
Reduction : Redüksiyon. İndirgenim. Tenzilat. Bir bileşikten oksijen çıkarılması veya bir atom, iyon veya molekülün elektron kazanması. hacimce küçülme, miktarca azalma, indirgeme, redüksiyon. Belgitin sayca değeri üzerinden yapılan indirim. Kimyasal bir olay sırasında bir maddenin bileşimindeki hidrojen miktarının artırılması ya da oksijen miktarının azaltılması, bir atom ya da iyona bir elektronun ilavesi. mayoz bölünmesi sırasında kromozom sayısının yarıya indirilmesi. redüksiyon. Ergime. Düşürme. Iskonto. Bir birleşikten oksijenin çıkarılması. indirgenniş değerlikten ileri gelen eksicik kazancı. bir dizeyin köşegensel parçalara ayrılması.
Debilitating : Elden ayaktan düşüren. Yapamaz hale getiren. Zayıflatan. Halsiz bırakan. Güçsüzleştiren.
Transformation : Doğaçtan oyunculukta bir anlatımdan başka bir anlatıma güzelduyusal bir uyumla geçmek. bu, oyuncunun yaratı gücüne ilişkin bir şeydir. örnek : bir ağacı simgelerken giderek uçan bir kuş görünümünü alma. Şekil değiştirme. Bir hücreye dışarıdan bir dnanın girişi ve hücrenin yeni bir fenotipinin elde edilmesi. kanserle ilişkili olan veya hücrelerin kanser hücrelerine dönüşmesine neden olan morfolojik değişiklikler. Dönüştürüm. Değiştirilme. Herhangi bir gen eklenmiş plazmidin ya da sadece plazmidin bakteri, maya ya da diğer bir canlı hücre içerisine aktarılması olayı. Dönüştürme. Dönüştürülme. İnkılap. Dönüşüm.
Emaciation : Emasiyasyon. Çok zayıflatma. İğne ipliğe dönme (argo terim). Anormal derecede zayıflatma. İlerleyici zayıflama. Aşırı zayıflık.
Enervating : Güçten düşürücü. Gevşeklik verme. Bozan. Zayıflatan. Zarar veren. Takattan düşürme. Güçten düşüren. Moral bozucu. Kuvvet veya cesaretini kırma. Cesaret kırıcı.
Droopiness : Halsizlik. Bitkinlik. Düşüklük. Sarkıklık. Düşkünlük.
Wilt : Boynunu bükmek (bitki veya çiçek). Soldurmak. Çiçek solmak. -eceksin (şiir dili). Güçten düşmek. Bir erkek ismi (wilton'un kısa şekli). Soldurmak (bitkiyi veya çiçeği). Solma. Mecalsizlik. Argınlık.
Step down : Düşüren. Emekliye ayrılmak. Çekilmek. Düşmek. (voltaj vb) azaltmak. Azaltan. Emekli olmak. İnmek. Düşürmek. İstifa etmek.
Weakening synonyms : wilting, attenuator, atrophy, labefaction, invalidation, damping, fall, exility, slimming, enfeebling, marasmus, debilitative, delicacy, fade out, emasculative, diminution, ebbing, withering, enfeeblement, weakener, impairments, decrease, downfall, diathesis, emasculation, relaxation, transmutation, debilitation, boniness, declinations, impoverishment, tabes, adynamia.
Weakening zıt anlamlı kelimeler, Weakening kelime anlamı
Rise : Kalkmak. Doğmak. Yükselmek. Artmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Açılmak. Yükseltmek. Şiddetlenmek. Çıkmak. Ayağa kalkmak.
Strengthening : Kuvvetlendirme. Yükseltme. Sağlamlaştırma. Güçlendirici. Pekiştirme. Kuvvetlendirici. Takviye etme. Teyit. Tahkim.
Increase : Çoğalmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Zam yapmak. Büyümek. Artmak. Eder artırımı. Artırmak. Üremek. Artma.
Weakening antonyms : concentration.

Bu kısımda Weakening kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Weakening ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Weakening anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Weakening ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.