Weakened türkçesi Weakened nedir

  • Zayıflatılmış.
  • Bozulmuş.
  • Bozdurulmuş.
  • Bozuk.
  • Zayıflamış.

Weakened ile ilgili cümleler

English: The body is weakened by laziness just as iron is weakened by rust.
Turkish: İşlemeyen demir pas tutar.

English: The sickness has weakened your organism.
Turkish: Hastalık, organizmanızı zayıf düşürdü.

English: My muscular strength has weakened from lack of exercise.
Turkish: Egzersiz eksikliğinden kas gücüm zayıfladı.

English: He was weakened by illness and injury.
Turkish: O, hastalık ve yaralanma ile zayıfladı.

English: European currencies weakened against the dollar.
Turkish: Avrupa para birimleri dolar karşısında zayıfladı.

Weakened ingilizcede ne demek, Weakened nerede nasıl kullanılır?

Unweakened : Mecalsiz bırakılmamış. Zayıf bırakılmamış. Zayıflatılmamış. Zayıflamamış.

Weakener : Zayıflatan kimse veya şey. Zayıflatan. Zayıflatıcı.

Weakeners : Zayıflatan kimse veya şey. Zayıflatıcı. Zayıflatan.

Weaken : Güçsüzleşmek. Güçsüzleştirmek. Kuvvetsizleşmek. Sarsmak. Güçsüz kılmak. Cansızlaştırmak. Zayıf düşürmek. Zayıflamak. Güçsüz düşürmek. Zayıflatmak.

Weakening : Zayıflama. Güçsüzleşme. Zayıflık. Zayıflatıcı. Zayıflatma.

Tweaker : Mühendisler tarafından ince ayarlamalar için kullanılan küçük tornavida. Parmak örümceği ipi (kriket sporunda). (argo terim) polis baskınından sonra yerde uyuşturucu arayan kimse (uyuşturucu kullanan). Küçük tornavida.

 

Weaker : Daha cılız. Daha güçsüz. Güçsüz. Daha zayıf.

Get weaker : Daha güçsüzleşmek.

Weaker sex : Dişi cinsiyet. Kadın türü. (aşağılayıcı) daha zayıf cinsiyet. Kadın cinsiyet. Kadın grubu.

Weakens : Güçsüzleştirmek. Gücünü azaltmak. Cansızlaştırmak. Zayıflatmak. Zayıf düşürmek. Kuvvetsizleşmek. Sarsmak. Güçsüz düşürmek. Güçsüz kılmak. Güçten düşmek.

İngilizce Weakened Türkçe anlamı, Weakened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weakened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bummest : Berbat. Beş para etmez.

Enervated : Cesaretini kırmak. Gevşetmek. Kuvvetten düşmüş. Kuvvetten düşürmek. Moralini bozmak. Zayıflatmak.

Vitiated : Etkisini azaltmak. Saptırmak. Geçersiz kılmak. Kirletmek. Bozmak. Etkisi bozulmuş. Berbat etmek.

Decomposed : Parçalanmış. Ayrışmış. Parçalara ayrılmış. Bozunmuş. Ayrıştırılmış. Çözülmüş. Münhal. Çürümüş. Çözünmüş.

Corrupted : Ahlaksız. Sahtekar. Virüslü. Lekelenmiş. Sapık. Berbat olmuş.

Altered : Değişmiş. Değiştirilmiş. Diğer.

Broken : Kırılmış. Dilbilgisi kurallarına uymayan (bir yabancının konuşması). Arızalı. Engebeli. Tutulmamış. Beli bükük. Ezik. Kesik. Çiğnenmiş. Uyulmamış.

Bumpy : Yamru yumru. Engebeli. Sarsıntılı. Çıkıntılı. Arızalı. Şöyle böyle. Düzensiz. Tümsekli. İyi kötü.

Debilitated : Zayıflatmış. Dermansız.

Cankered : Kötücül. Kötü huylu.

 

Weakened synonyms : cactuses, contaminated, emaciated, abusive, decayed, decreased, bad, attenuate, reduced, attenuated, bastardly, backslidden, damaged, peaky, degenerate, corrupt, lessened, blemished, ebbed, bumpiest, bumpier, clapped out, faded, slimmed, broken down, impaired, amiss, peaked, degenerated, cactus, abashed, defaced, impoverished.

Weakened zıt anlamlı kelimeler, Weakened kelime anlamı

Unimpaired : Merdiven. Zarar görmemiş. Bozulmamış. Hiç bozulmamış.

Increased : Yoğunlaştırılmış. İlave edilmiş. Artırılmış. Arttırılmış. Artmış. Büyütülmüş. Katlanmış. Yükseltilmiş. Katmerlenmiş. Zamlı.