Weaker türkçesi Weaker nedir

  • Daha zayıf.
  • Daha cılız.
  • Güçsüz.
  • Daha güçsüz.

Weaker ile ilgili cümleler

English: I am getting weaker and weaker!
Turkish: Gittikçe güçsüzleşiyorum.

English: Ali is getting weaker by the hour.
Turkish: Ali her saat başı gittikçe güçsüzleşiyor.

English: The girl's voice became weaker and weaker.
Turkish: Kızın sesi gittikçe zayıfladı.

English: He has become weaker with age.
Turkish: Yaşlandıkça güçsüzleşti.

English: The older we get, the weaker our memory becomes.
Turkish: Yaşımız ilerledikçe hafızamız zayıflıyor.

Weaker ingilizcede ne demek, Weaker nerede nasıl kullanılır?

Weaker sex : Dişi cinsiyet. (aşağılayıcı) daha zayıf cinsiyet. Kadın grubu. Kadın türü. Kadın cinsiyet.

The weaker sex : Daha zayıf cinsiyet. Kadın ve erkek arasında daha az güçlü olan.

Get weaker : Daha güçsüzleşmek.

Tweaker : Mühendisler tarafından ince ayarlamalar için kullanılan küçük tornavida. Parmak örümceği ipi (kriket sporunda). Küçük tornavida. (argo terim) polis baskınından sonra yerde uyuşturucu arayan kimse (uyuşturucu kullanan).

Weaken : Güçsüz kılmak. Güçsüzleşmek. Kuvvetsizleşmek. Sarsmak. Güzsüzleştirmek. Zayıflatmak. Hafifletmek. Güçten düşmek. Zayıflamak. Gücünü azaltmak.

Weakened : Zayıflatılmış. Bozuk. Bozdurulmuş. Zayıflamış. Bozulmuş.

 

Tweaked : -den makas almak. Çimdiklemek. Kesme alma. Ufak tefek düzeltmeler yapmak. -den kesme almak. İnce ayar (çekmek). Büküvermek (elle). Çekivermek. Büküverme (elle). Çekiverme.

Weak argument : İnandırıcı olmayan akıl yürütme. Cılız mantık yürütme. Zayıf sav. Zayıf tez.

Weakeners : Zayıflatan kimse veya şey. Zayıflatıcı. Zayıflatan.

Weakens : Güçsüz düşürmek. Güçsüz kılmak. Sarsmak. Güçten düşmek. Zayıflatmak. Cansızlaştırmak. Zayıf düşürmek. Kuvvetsizleşmek. Hafifletmek. Gücünü azaltmak.

İngilizce Weaker Türkçe anlamı, Weaker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weaker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perspiration : Ter. Terleme. Perspirasyon.

Tear : Hızla koşmak. Yolmak. Kopmak. Yırtılmak. Yarılmak. Koparmak. Yarmak. Hırpalanmak. Fırlamak. Yırtık.

Get dressed : Üstünü giymek. Giyinmek. Üstünü giyinmek.

Sudor : Terletici. Ter.

Distilled water : Distile su. Saflaştırılmış su. Damıtık su. Mineral kalıntılardan ve kimyasal öğelerden arıtılmış su. Damıtılmış su. Saf su. Arıtılmış su. Arı su.

Flabbier : Zayıf. Lapacı. Yumuşak. Gevşemiş. Cansız. Gevşek (adale veya doku). (karakter) zayıf. Sarkık. Gevşek.

Ice crystal : Buz kristali. Minik buz parçası.

Flabbiest : İradesiz. Zayıf. (karakter) zayıf. Gevşemiş. Sarkık. Cansız. Lapacı. Gevşek. Gevşek (adale veya doku).

Flabby : Sarkık. Pörsük. Gevşek (adale veya doku). İradesiz. Zayıf. Gevşemiş. (karakter) zayıf. Yumuşak. Gevşek.

Teardrop : Gözyaşı damlası. On yıl hapis cezası. Gözyaşı.

 

Weaker synonyms : h2o, frost mist, ice needle, diamond dust, body of water, frost snow, poudrin, atomic number 8, bath water, water of crystallisation, atomic number 1, snow mist, ground water, leaner, doughiest, saltwater, faint, doughy, water ice, binary compound, limewater, feebler, h, dress, o, fresh water, hard water, sweat, flimsy, sicklier, have on, ice, adynamic.

Weaker zıt anlamlı kelimeler, Weaker kelime anlamı

Undress : Ev elbisesi. Giysilerini çıkarmak. Elbiselerini çıkarmak. Dökülüp saçılmak. Soyunmak. Soymak. Sargısını açmak. Gündelik elbise. Üniforma.

Hard water : İçerisinde yüksek miktarlarda erimiş durumda kalsiyum ve magnezyum tuzları bulunduran su, acı su, su sertliği. Yüksek konsantrasyon mineral ve kalsiyum içeren su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Acı su. Kalsiyum ve magnezyumun karbonat, bikarbonat, sülfat vb. tuzlarını içeren ve sabunla çözünmeyen bileşikler yaparak köpürmeyi önleyen su. Sert su. Kireçli su. Suyun içinde çözünmüş tuz miktarının yoğun olması. Acısu. Bir litresinde 9 miligramdan fazla kalsiyum karbonat bulunduran su.

Soft water : Tatlı su. Aktaşsız su. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su. Az kireçli su. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması. Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Fransız sertlik derecesi 7–14 arasında olan su, tatlı su. Yumuşak su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su.

Weaker antonyms : saltwater, fresh water.