Welshing türkçesi Welshing nedir

  • Ödemeden kaçmak.
  • Bahisleri ödemeden kaçmak.
  • Sözünü tutmamak.
  • Dolandırma.
  • Şartları yerine getirmemek.

Welshing ingilizcede ne demek, Welshing nerede nasıl kullanılır?

Welsh black : Gal sığırı.

Welsh corgi : Gal köpeği.

Welsh corgy : Bir tür köpek.

Welsh mountain sheep : Galler dağ koyunu. İngiltere’de bulunan, vücut küçük ve beyaz, yüz kırmızımtırak renkte, baş ve bacaklarda yapağı bulunmayan dağ ırkı.

Welsh on : Sözünü tutmamak. Şatları yerine getirmekten kaçınmak. Ödemeden kaçmak.

Welsh rarebit : Gal tavşanı. Peynirli kızarmış ekmek.

Black welsh mountain sheep : Galler siyah dağ koyunu. Günümüzde yaygın olarak ingiltere’de irlanda’da ve amerika’da bulunan, küçük yapılı, yüzde ve bacaklarda yapağı bulunmayan, vücut rengi beyaz, koçlar tipik olarak boynuzlu, dişilerde boynuz bulunmayan, yapağı ve et verimi için yetiştirilen koyun ırkı.

Welsh : Gallerli. Dolandırmak. Sözünü tutmamak. Borcunu ödememek. Galli. Bahisleri ödemeden kaçmak. Ödemeden kaçmak. Şartları yerine getirmemek. Galler ile ilgili. Gal dili.

Welsh springer spaniel : Galler springerspanyeli. İngiltere’den köken alan, muhtemelen 1300’lü yıllarında galler’de av köpeği olarak yetiştirilmiş, diğer spanyel ırklarıyla aynı geçmişe sahip, springer adı avı saklandığı yerde bulup korkutarak kaçırmasından gelen, orta boy, tüyleri ipeksi, orta uzunlukta, düz veya hafif dalgalı ve göğüs, karın bölgesi, bacaklar ve kuyrukta biraz daha uzun, rengi koyu kızıl ve beyaz parçalı olan, av sırasında bölgeden fazla uzaklaşma eğiliminde olduğundan altı aylıktan sonra sürekli eğitim görmesi gereken, av köpeği ve bekçi köpeği olarak yetiştirilen fakat günümüzde neşeli ve hareketli yapısı nedeniyle pet olarak gittikçe daha fazla tercih edilen köpek ırkı.

 

Welsh rabbit : Peynirli kızarmış ekmek.

İngilizce Welshing Türkçe anlamı, Welshing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Welshing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confidence game : Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Alavere dalavere. Sahtekarlık. Güveni suistimal suçu. Üçkağıtçılık. Dolandırıclık. Dolandırıcılık.

Rinsing : Durulama suyu. Durulama. İşlemenin çeşitli aşamalarında, film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal özdeklerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme. Yıkama. Sudan geçirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çalkalama.

Burp : Geğirme. Geğirmek. Geğirtmek. Gazını çıkarmak. Geğirti.

Welching : Bahis paralarını ödemeden kaçmak.

Welsh : Galli. Gallerli. Galler ile ilgili. Borcunu ödememek. Gal dili. Dolandırmak. Gal ahalisi.

Disappoint : Umudunu kırmak. Ümidini boşa çıkarmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Üzmek. Hayal kırıklığı yaşatmak. Altüst etmek. Boşa çıkarmak. Yüzünü kara çıkarmak. Bozmak.

Break faith : İnancı kırmak. Güveni kırmak. Sözünde durmamak.

 

Eructation : Püskürme. Geğirme. Geğirti. Erüktasyon.

Washing up : Yıkama.

Reflex action : Refleks hareket. Tepke hareketi. İstenç dışı hareket. İstençdışı hareket.

Welshing synonyms : innate reflex, inborn reflex, forcing out, window washing, reflex response, instinctive reflex, burping, ejection, grifts, physiological reaction, soaking, gouging, fudged, welshes, fudge, welshed, defrauds, welches, break a promise, bathing, bamboozlement, defraud, back out, backing out, grifting, defraudation, dishonouring, washup, fudges, wash, grift, ablution, rinse.