Break faith türkçesi Break faith nedir

  • Sözünü tutmamak.
  • İnancı kırmak.
  • Güveni kırmak.
  • Sözünde durmamak.

Break faith ingilizcede ne demek, Break faith nerede nasıl kullanılır?

Break : Tutmamak. Çiğnemek. Kopmak. Bitmek. Kaçmak. Yakın dövüşü bırakmak. Teneffüs. İhlal etmek. Ara. Açıklık.

Faith : İnan. Güven. İtimat. Emniyet. Bir şeyin doğruluğunu tanıtlamasız kabul etme. Güçlü inanç. Din. Bağlılık. Güvenç.

Break a code : Şifreyi bulmak. Şifre kırmak. Kod kırmak. Şifreyi çözmek.

Break a contract : Anlaşmayı ihlal etmek. Sözleşmeye uymamak. Sözleşmeyi bozmak. Yasal bir anlaşmayı ihlal etmek. Kontrat ihlal etmek.

Break a habit : Bir alışkanlıktan vazgeçmek. Alışkanlığı bırakmak. Alışkanlıktan kurtulmak. Bir bağımlılıktan kurtulmak. Bir alışkanlığı bırakmak. Kötü alışkanlıktan kurtulmak. Alışkanlığı kesmek.

Break a lance with : Boy ölçüşmek.

İngilizce Break faith Türkçe anlamı, Break faith eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break faith ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dishonour : Şeref ve haysiyetini kırmak. Leke. Kepaze etmek. Şerefsizlik. Namusunu kirletmek. Şerefini sarsmak. Rezil etmek. Leke sürmek. Biabır etmek.

Fudges : Yarım yamalak yapmak. Biraz uydurmak. Baştan savma yapmak. Sınırı aşmak. Uyduruk kaydırık yapmak. Kaçınmak. Abartmak. Kesin bir tavır almamak. Geçiştirmek.

 

Fudge : Baştan savma yapmak. Biraz uydurmak. Kesin bir tavır almamak. Abartmak. Geçiştirmek. Sahtekarlık yapmak. Uyduruk kaydırık yapmak. Sınırı aşmak. Bir çeşit yumuşak şekerleme.

Back out of : Caymak. Sözünden dönmek. Vaadini tutmamak. Uymamak. Vazgeçmek. Anlaşmayı bozmak.

Backing out : Caymak. Uymamak. Vaadini tutmamak. Vazgeçmek. Sözünden dönmek. Anlaşmayı bozmak.

Disappoints : Bozmak. Altüst etmek. Düş kırıklığına uğratmak. Umudunu kırmak. Ümidini boşa çıkarmak. Boşa çıkarmak. Umudunu boşa çıkarmak. Üzmek. Yüzünü kara çıkarmak.

Beg off : Özür dilemek. Reddetmek (örneğin bir daveti). Sözünden dönmek. Geri çevirmek. Mazeret beyan etmek.

Dishonors : Namusuna leke sürmek. Kepaze etmek. Onursuzluk etmek. Şerefini beş paralık etmek. Leke sürmek. Namusuna dokunmak. Namusunu kirletmek. Rezil etmek. İki paralık etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak.

Dishonouring : Namusunu kirletmek. Şerefini sarsmak. Kabul etmeme. Rezil etmek. Çek veya poliçeyi ödememe. İtibar etmeme. Onursuzluk etmek. Leke sürmek. Ödememe.

Back out : Vazgeçmek. Caymak. Geri çekmek.

Break faith synonyms : dishonor, dishonoring, disappoint, fudged, break a promise.