Went ahead türkçesi Went ahead nedir

  • Buyur!.
  • Devam et!.
  • Git! ilerle!.
  • Yola devam et!.

Went ahead ile ilgili cümleler

English: I went ahead and ate your dinner since you weren't here.
Turkish: İşi ilerlettim ve sen burada olmadığın için senin akşam yemeğini yedim.

English: We went ahead with the plan for the party.
Turkish: Parti planı için iş birliği yaptık.

English: They went ahead with the plan since there were no objections.
Turkish: Hiç itiraz olmadığı için onlar plan ile devam etti.

Went ahead ingilizcede ne demek, Went ahead nerede nasıl kullanılır?

Went : Yapılmak. Yayılmak. Tükenmek. Koyulmak. Uymak. Geçmek. Bahse girmek. Gitmek. Haline gelmek. İşlemek.

Ahead : İleride. Başlamak. İlerde. İleriki. Geminin baş tarafında. İleri doğru. İleriye. Öndeki. Önden. İleri.

Went about : Gezmek. Yaygın olmak. Ele almak. Dolaşmak. Salgın olmak.

Went after : Takip etmek. Çabalamak. Peşinde olmak. İzlemek. Peşinden gitmek. Yakalamaya çalışmak. Kazanmaya çalışmak. Peşinden koşmak. Kovalamak. Peşinde koşmak.

Went after him : Ardı sıra gitti. Arkasından gitti. Peşinden gitti. Onu izledi. Onu takip etti. Ona bakmak için peşinden gitti.

Went against : Karşı çıkmak. Aykırı olmak. Ters düşmek. Karşı gelmek. Karşı olmak.