Went türkçesi Went nedir
- İddiaya girmek.
- İşlemek.
- Gitmenin (go) 2. hali.
- Ölmek.
- Yayılmak.
- Tükenmek.
- Kaybolmak.
- Bahse girmek.
- Haline gelmek.
- Yapılmak.
- Koyulmak.
- Olmak.
- Gitmek.
- Uymak.
- Girmek.
- Geçmek.
- Başlamak.
- Sonuçlanmak.
Went ile ilgili cümleler
English: A bomb went off.
Turkish: Bir bomba patladı.
English: "Where did you go?" "I went to the train station to see a friend off."
Turkish: "Nereye gittin?" "Bir arkadaşı yolcu etmek için tren istasyonuna gittim.
English: "So this," she went on, "is where the receipts are kept."
Turkish: " Evet bu," o devam etti, "faturaların tutulduğu yerdir."
English: "Where were you?" "I went shopping."
Turkish: "Neredeydin?" "Alışverişe gittim."
English: "What's the first thing you did when you woke up this morning?" "I went back to sleep."
Turkish: "Bu sabah kalktığında yaptığı ilk şey nedir?" "Tekrar yatmaya gittim."
Went ingilizcede ne demek, Went nerede nasıl kullanılır?
Went about : Salgın olmak. Ele almak. Yaygın olmak. Gezmek. Dolaşmak.
Went after : Peşinde koşmak. Peşinden koşmak. Takip etmek. Çabalamak. Kazanmaya çalışmak. Peşinden gitmek. Yakalamaya çalışmak. Kovalamak. İzlemek. Peşinde olmak.
Went after him : Onu izledi. Peşinden gitti. Onu takip etti. Arkasından gitti. Ardı sıra gitti. Ona bakmak için peşinden gitti.
Went against : Karşı gelmek. Aykırı olmak. Karşı olmak. Karşı çıkmak. Ters düşmek.
Went against the establishment : Toplum kurallarına uymadı. İsyan etti. Girişkendi. Herkesin yaptığının tersine gitti. Yenilikçiydi. Topluma uymayan biriydi.
Went back to his roots : Atalarının geleneklerine sarıldı. Aslına döndü. Kökenine döndü. Daha önceki nesillerin uygulamalarına geri sarıldı.
Went away : Defolup gitmek. Gitmek. Defolmak.
Went back where he came from : Çekip gitti. Basıp gitti. Geldiği yere geri döndü.
Went back : Geri gitmek. Dönmek.
Went back home : Eve döndü. Tekrar eve döndü. Tekrar yuvaya döndü.
İngilizce Went Türkçe anlamı, Went eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Went ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be sold : Satılmak.
Grow into : Zamanla büyüyüp bir giysinin ölçülerine uymak. Alışmak (bir işe).
Culminating : Meridyen üzerinde bulunmak. Doruğa ulaşmak.
Fall short of : Umduğu gibi çıkmamak. Yetersiz kalmak. Yetmemek. Beklentileri karşılayamamak. Yetişmemek. Bekleneni verememek. Eksik gelmek. Aşağı kalmak. Yeterli olmamak.
Croak : Vaklamak. Gümlemek. Zıbarmak. Öldürmek. Nallamak. Kurbağa sesi çıkartmak. Cavlamak. Kurbağa gibi ses çıkarmak. Karga gibi ötmek.
Absent oneself : Hazır bulunmamak. Çıkmak. Bulunmamak. Katılmamak. Gelmemek.
Feel like : Gereği hissetmek. Canı -mek istemek. Duygusu içinde olmak. İçinden gelmek. Gibi hissetmek. Canı çekmek. Canı istemek.
Begun : Girişmek. Doğmak. Başlatmak. Meydana gelmek. Önayak olmak.
Become of : -sı olmak. Dışarı çıkmak. Başına gelmek. Meydana gelmek. Ortaya çıkmak. -nın ürünü olmak. -nın sonucu olmak.
Cash in : Kazanç sağlamak. Fayda sağlamak. Gebermek. Faydalanmak. Paraya çevirmek. Nalları dikmek. Fişlerini paraya çevirtmek. Yararlanmak.
Went synonyms : wish well, hanker, lust after, lech after, enter, be at an end, abide, seek, became, adapt oneself, fallen short of, began, hope, punt, end in, die away, becometh, arborizes, be consumed away, diffuses, be valid, become lost, wagered, be suitable, be damaged, ended, abide by, arborize, disembarks, accords, better, engrave, brands.
Went zıt anlamlı kelimeler, Went kelime anlamı
Despair : Ümitsizliğe düşmek. Ümidini yitirme. Umudu kesmek. Ümidini yitirmek. Ümitsizlik. Umutsuzluğa düşmek. Çaresizlik. Umudunu yitirmek. Umudunu kesmek. Umutsuzluk.
Eastern : Doğusal. Doğuya ait. Doğuya ilişkin. Uzak doğu'nun bireysel savunma sanatları olan kung-fu (çin) ile karate'ye (japon) dayanan film çeşidi. hong kong, singapur, güney kore yapımevlerince çevrilen bu filmler, özellikle 1970'lerden başlayarak bütün dünyayı sardı. el ve ayağın bir silah olarak kullanılmasından kaynaklanan kung-fu ve karate filmlerinin belli başlı özellikleri şunlardır: çok devingen, başdöndürücü bir dizem; kırıcı, öldürücü, çoğu kez sadizme varan şiddet; öç alma olgusu çevresinde oluşan konu; birbirinden kesinlikle ayrılan iyiler ve kötüler; sinema hilelerinin bol bol kullanılması. Şarki. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Doğu. Doğuda olan. Kung-fu filmi. Doğuyla ilgili.
Went ingilizce tanımı, definition of Went
Went kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Direction. Way. Journey. Course. Path.

Bu kısımda Went kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Went ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Went anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Went ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.