Went away türkçesi Went away nedir

Went away ile ilgili cümleler

English: Ali went away angry.
Turkish: Ali öfkeli gitti.

English: Carlos went away and came back with the book.
Turkish: Carlos gitti ve kitap ile geri geldi.

English: He went away in a hurry.
Turkish: O, aceleyle gitti.

English: He went away from his father.
Turkish: O, babasından ayrıldı.

English: Ali and Mary went away for the weekend.
Turkish: Ali ve Mary hafta sonu için uzaklara gitti.

Went away ingilizcede ne demek, Went away nerede nasıl kullanılır?

Went : Ölmek. Girmek. İşlemek. Gitmek. Gitmenin (go) 2. hali. Sonuçlanmak. Bahse girmek. Olmak. Geçmek. Koyulmak.

Away : Durmadan. Buradan. Bir yana. Deplasmanda oynanan. Devamlı. Uzak. Yok. Yola çıkmış. Deplasman maçı. Uzağa.

Went about : Salgın olmak. Ele almak. Gezmek. Dolaşmak. Yaygın olmak.

Went after : İzlemek. Peşinde koşmak. Kovalamak. Takip etmek. Kazanmaya çalışmak. Peşinden koşmak. Peşinde olmak. Yakalamaya çalışmak. Çabalamak. Peşinden gitmek.

Went after him : Arkasından gitti. Ona bakmak için peşinden gitti. Ardı sıra gitti. Peşinden gitti. Onu izledi. Onu takip etti.

Went against : Ters düşmek. Aykırı olmak. Karşı çıkmak. Karşı gelmek. Karşı olmak.

İngilizce Went away Türkçe anlamı, Went away eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Went away ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Piss off : Siktir git. Bıktırmak. Hadi yoluna. Defol. Siktirmek. Uyuz etmek. Gıcık etmek. Siktir olup gitmek.

Become : Halini almak. Kesilmek. Çok yakışmak. Yakışmak. Olmak. (isim veya sıfat+) -leşmek veya -laşmak. Yaraşmak. Uymak yakışmak. Güzel durmak. Haline gelmek.

Absent oneself : Gelmemek. Çıkmak. Bulunmamak. Hazır bulunmamak. Katılmamak.

Be suitable : Yakışık almak. Yakışmak. Uygun düşmek. Uygun olmak. Yaramak. Denk gelmek. Elverişli olmak. Uygun gelmek.

Vamoose : Defetmek. Toz ol!. Toz olmak. Çekip gitmek. Tüymek.

Clear off : Bir yeri tahliye etmek. Yok etmek. Tabanları yağlamak. Bir yeri boşaltmak. Ortadan kaybolmak. Bir yeri tasfiye etmek. Borç ödemek. Açmak. Çekip gitmek.

Clearing off : Ortadan kaybolmak. Ortadan kaldırmak. Yok etmek. Bitirmek. Çekip gitmek.

Be damaged : Hasara uğramak. Zarar görmek. Hasar almak. Tahrip görmek. Hasar görmek. Zedelenmek. Harap olmak.

Clear out : Boşaltıp temizlemek. Çekip gitmek. Ortadan kaybolmak. Tahliye etmek. Tertemiz etmek. Sıvışmak. Çekilip gitmek. Hepsini satmak. Satıp bitirmek.

Vamoosed : Defetmek. Tüymek. Çekip gitmek. Toz olmak.

Went away synonyms : be off, clear, shove off, disembark, buzz off, disembarks, gone away, disembarking, departs, answer, fuck off, do a fade out, vamoosing, see the back of, vamooses, push off, bugger off, betake oneself to, go away, depart, split, disembarked, be enough, beat it, be sold.