Went to work türkçesi Went to work nedir

  • Aktif olarak çalışmaya başladı.
  • İşe gitti.
  • Çalışmaya gitti.

Went to work ile ilgili cümleler

English: Ali went to work today even though he wasn't feeling well.
Turkish: Ali iyi hissetmemesine rağmen bugün işe gitti.

English: Ali didn't feel very well, but he went to work anyway.
Turkish: Ali çok iyi hissetmiyordu ama yine de işe gitti.

English: Ali went to work early.
Turkish: Ali işe erken gitti.

English: Ali didn't feel well, but he went to work anyway.
Turkish: Ali iyi hissetmiyordu ama yine de işe gitti.

English: Ali went to work at fifteen.
Turkish: Ali 15 yaşında çalışmaya başladı.

Went to work ingilizcede ne demek, Went to work nerede nasıl kullanılır?

Went : Koyulmak. Girmek. Gitmek. Tükenmek. Bahse girmek. Başlamak. Yayılmak. Yapılmak. Haline gelmek. İşlemek.

To : -e göre. İle. İla. Ye. Arasında. Oranla. E. Kala. Göre. E doğru.

Work : Sızdırmak (para). Koparmak (para). Başarılı olmak. Emek. Oynatmak. Meşgul olmak. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. İş yapmak. Çalıştırmak. Mayalanmak.

Went to bed : Yatağa gitti. Uyudu. Yatağa girdi ve uyudu. Yattı.

Went to canossa : Özür diletildi. Teslim olmaya ve özür dilemeye zorlandı. Canossa'ya gitti. Onurunu bıraktı ve af diledi.

 

Ability to work : Çalışabilme.

Went too far : Haddini aştı. Abarttı. Büyüttü. Sınırı aştı. Çok ileri gitti.

Alienation to work : Fordist üretim sürecinde işçi ile makine arasında sürekli bir ilişkinin kurulduğu hareketli montaj hattında işçinin işin bütününden ve karar alma sürecinden koparılması nedeniyle çalışma güdüsünü yitirmesi. İşe yabancılaşma.

Able to work : Çalışma yeteneğine sahip.

Went to the dogs : Kötüleşti. Kötü oldu. Geriledi. Kötüye gitti.