Wetsuit türkçesi Wetsuit nedir

  • Bir çeşit dalış giysisi.
  • Su sporlarına katılırken vücudu sıcak tutmak için giyilen dar kauçuk giyecek.
  • Bir dalış giysisi.

Wetsuit ile ilgili cümleler

English: Jale is wearing a wetsuit.
Turkish: Jale bir dalış giysisi giyiyor.

English: Ali usually wears a wetsuit when he goes surfing.
Turkish: Ali sörf yapmaya gittiğinde genellikle bir dalış elbisesi giyer.

Wetsuit ingilizcede ne demek, Wetsuit nerede nasıl kullanılır?

Wetsuits : Bir çeşit dalış giysisi. Bir dalış giysisi. Su sporlarına katılırken vücudu sıcak tutmak için giyilen dar kauçuk giyecek.

Wets : Islak. Islatmak. İçki. İşemek. Islamak. Nem. Yaş. Islanmak. -e işemek. İçki ile kutlamak.

Wet agriculture : Sulama teknikleri kullanılarak yapılan tarım. Sulu tarım.

Wet air pump : Yaş hava pompası.

Wet analysis : Islak çözümleme. Yaş çözümleme. Yaş analiz. Islak analiz.

Wet behind the ears : Naif. Toy olmak. Deneyimsiz. Tecrübesiz. Acemi çaylak. Toy. Ağzı süt kokmak. Yeni başlamış. Masum. Acemi.

Wet blast cleaning : Yaş püskürtmeli temizleme. Yaş üflemeli temizleme. Yaş püskürtme.

Wet belly disease : Islak karın hastalığı. Rasyonda yüksek enerjili ve yüksek kalsiyum/fosfor oranlı rasyonların neden olduğu böbreklerde taş oluşumu ve damla damla idrar yapmayla belirgin olan, daha çok erkek vizonlarda görülen bir hastalık.

 

Wet bulging : Islak bombaj. Anaerob basiller tarafından meydana getirilen, etin daha çok jel kısımlarının erimesiyle ve çok az gaz oluşumuyla belirgin bakteriyel bombaj biçimi.

Wet bargain : Islak pazarlık. Birlikte içki içen taraflar arasında yapılan pazarlık. Sulu pazarlık.

İngilizce Wetsuit Türkçe anlamı, Wetsuit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wetsuit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Religious : Dini. Mütedeyyin. Din. Tarikata ait. Sadakatli. Çok dikkatli. Dindar. Sofu. Diyanet. Dinsel.

Wet suit : Suyu geçirmeyen koruyucu kauçuk dalış elbisesi. Dalgıç kıyafeti. Havalı dalış elbisesi.

Jesuitical : Düzenbaz. Cizvitler'e ait ya da ilgili olan (roma katolik tarikatı). Hilekar. Kurnaz. İsa vakfı üyeleriyle ilgili. İkiyüzlü. Aldatıcı.

Jesuitic : Cizvitler'e ait ya da ilgili olan (roma katolik tarikatı). İsa vakfından olan. Kurnaz. Düzenbaz. İkiyüzlü. Aldatıcı.

Society of jesus : Cizvit.

Wetsuit synonyms : jesuit order, wetsuits.