Wharfs türkçesi Wharfs nedir

  • Gemilerin bağlandığı iskele.
  • İskeleye bağlamak.
  • İskeleye boşaltmak.
  • Dok.
  • Rıhtım.
  • İskele.
  • Yanaşlık.
  • Büyük yük iskelesi.

Wharfs ingilizcede ne demek, Wharfs nerede nasıl kullanılır?

Wharf fee : İskeleden yararlanan kişilerden alınan vergi. İskele vergisi.

Wharf rat : Lağım faresi. Liman çalışanı. Liman işçisi. Norveç faresi.

Coal wharf : Kömür iskelesi.

Floating wharf : Dubalı iskele.

Wharf : Rıhtım. Yanaşlık. Gemilerin bağlandığı iskele. İskeleye bağlamak. Büyük yük iskelesi. Dok. İskele. İskeleye boşaltmak.

Wharfages : İskele ücreti. İskele kullanımı. Rıhtım resmi. Rıhtımlar. İskeleler. Rıhtım vergisi. Rıhtım. Rıhtım ücreti.

Wharfingers : İskele sahibi. İskele görevlisi. İskele memuru.

Wharton : New jersey'de (abd) bir şehir. Bir soyadı. Tmasumiyet çağı nı yazan amerikalı yazar. 1920 pulitzer ödülü sahibi. Teksas eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Edith wharton (1862-1937, edith newbold jones olarak doğan). Teksas'ta (abd) bir şehir.

Wharfed : İskeleye bağlamak. İskeleye boşaltmak. Rıhtıma çekilmiş.

Wharfing : İskeleye bağlamak. Antrepoya koyma. Rıhtıma koyma. Rıhtıma çekme. İskeleye boşaltmak.

İngilizce Wharfs Türkçe anlamı, Wharfs eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Wharfs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jutty : Mendirek. Dalgakıran. Çıkıntılı. Çıkma odalı.

Render : Ödemek. Kılmak. Yorumlamak. Çalmak (müzik terimi). Etmek (iyilik veya hizmet veya yardım veya teşekkür). Eritip saf bir hale getirmek (yağı). Açıklamak. Etmek. Sunmak. İlk kat sıva sürmek.

Catwalk : Kediyolu. Podyum. Geçit. İki bina arasındaki köprü. İki binayı birbirine bağlayan köprü. Dar köprü. Dar bir yaya yolu. Geçit kalası.

Gangway : Yoldan!. Borda iskelesi. İskele köprüsü. Alavere. Güverteden uzatılan köprü. Pasaj. Asma merdiven. Aralık. Yağlı boya!.

Catwalks : Dar köprü. İki binayı birbirine bağlayan köprü. Geçit. İki bina arasındaki köprü. Kediyolu. Dar bir yaya yolu. Podyum.

Doc : Bel. Doktor. Belge.

Embankment : İmla. Dolma. Toprak set. Yapay dolgu. Toprak dolgu. Set yapma. Set. Dolgu. Bent.

Docks : Kuyruğunu kısaltmak. Uzayda başka gemiye kenetlemek. Rıhtıma yanaşmak. Doka çekmek. Kısaltmak. Uzayda kenetlenmek. Azaltmak. Kesmek.

Ferry : Taşımak. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi. Kayık. İşlemek. Vapur iskelesi. Karşı sahile taşımak. Bir araçla taşımak. Feribot.

Dock : Azaltmak. Kuyruğunu kısaltmak. Havuza çekmek. Uzayda başka gemiye kenetlemek. Uzayda kenetlenmek. Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme, bindirme veya yükleme, boşaltma yapabileceği yer. Doka girmek. Korunak. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer.

Wharfs synonyms : gangplank, dockyard, bund, bitt, bunds, dockages, leveeing, pier, cat walk, keelage, embankments, levee, jetties, wharfed, shipside, bunder, wet dock, dockyards, embarcadero, quay, derrick, wharf, wharfing, bollard, shipyard, falsework, furnish, fabric, landing place, supply, provide, jetty, dockage.

 

Wharfs zıt anlamlı kelimeler, Wharfs kelime anlamı

Undock : (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Havuzdan çıkarmak. Yatağından çıkarmak. Gemiyi havuzdan çıkarmak. Çıkar.