White tie türkçesi White tie nedir

  • Frakla birlikte takılan beyaz papyon.
  • Beyaz papyon.
  • Beyaz kravat.
  • Frak.
  • Smokin ve beyaz papyondan oluşan son derece resmi erkek akşam kıyafeti.

White tie ile ilgili cümleler

English: Ali put on his black suit and white tie.
Turkish: Ali siyah takım elbisesini giydi ve beyaz kravatını taktı.

English: If someone invited you to a white tie event, would you know what to wear?
Turkish: Eğer biri seni beyaz kravat etkinliğine davet etseydi, ne giyeceğini bilir miydin?

White tie ingilizcede ne demek, White tie nerede nasıl kullanılır?

White : Yumurta akı. Beyaz ırktan olan. Göz akı. Solgun. Gözün beyaz kısmı. Sütlü kavhe. Beyaz. Soluk benizli.

Tie : Bağ. Berabere kalmak. İlişki. Beraberlik. Bitiştirmek. Atmak (düğüm). Düğüm. Alaka. Yenişememek. Sonuç eşitliği.

White adipose tissue : Beyaz yağ dokusu. Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. üniloküler doku, beyaz yağ.

White admiral : Kelebek.

White alder : Kızılağaç.

White anglo saxon protestant : Wasp. Kuzey avrupa kökenli ve protestan kilisesi mensunu amerikalı (abd'de seçkin sınıf olarak kabul edilen). Beyaz anglo-sakson protestan.

İngilizce White tie Türkçe anlamı, White tie eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak White tie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frocking : Geniş elbise. İş elbisesi. Rop. Cüppe giydirmek. Papazlığa atamak. Cübbe. Cüppe. Dini göreve atamak. Elbise.

Full dress : Resmi giysi. Resmi elbise. Resmi kıyafet. Tören elbisesi. Kuyruklu ceket. Çok resmi toplantılarda giyilen elbise.

Morning dress : Jaketatay ve çizgili pantolon.

Frocked : Cüppe. Cüppe giydirmek. Cübbe. Geniş elbise. Kadın giysisi. Papazlığa atamak. Dini göreve atamak. Elbise. İş elbisesi.

Frock coat : Redingot.

Frocks : Dini göreve atamak. Redingot. Elbise. Cübbe. Cüppe. İş elbisesi. Geniş elbise. Rop. Cüppe giydirmek.

Swallow : Ezberlemek. Zaptetmek. Yutma. Yemek. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kırlangıçgiller (hirundinidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta sırtı madensel mavi, gerdanı ve ahu kırmızı kahverengi, kuyruğu çok çatallı, palearktik bölgede evlerin yakınında yaşayan, evlerin iç kısımlarında yuvalanan, beslendiği böcek ve örümcek artıklarını yumak halinde dışarı atan bir kuş türü. iş kırlangıcı, kırlangıç. Kırlangıç. Karst yörelerinde görülen yanları dik, uçurum niteliği taşıyan, ağzı dar ya da geniş, derin doğal kuyu. İnanmak. Kuyruklu kelebek. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır.

Dress suit : Frak bir takım. Kuyruklu ceket.

White tie synonyms : clawhammer coat, dress coat, dres coat, penguin suit, evening dress, swallow coat, frock, claw coat.