Wickings türkçesi Wickings nedir

  • Emme.
  • Fitil olarak kullanılan sicim.
  • Cam lifi sızması.
  • Kılcal kuvvetler yoluyla sıvının çekilmesi.
  • Pamuk ipliği vb.

Wickings ingilizcede ne demek, Wickings nerede nasıl kullanılır?

Wicking : Fitil olarak kullanılan sicim. Cam lifi sızması. Fitil yapmak için kullanılan madde. Pamuk ipliği vb. Pamuk ipliği. Kılcal kuvvetler yoluyla sıvının çekilmesi. Emme.

Wickiup : Saz çadır. Amerikan yerlilerinin direklerle çerçevelenmiş ve çalı veya hasırla örtülü barınakları. Sazdan çadır.

Wickiups : Sazdan çadır. Saz çadır. Amerikan yerlilerinin direklerle çerçevelenmiş ve çalı veya hasırla örtülü barınakları.

Pickwickian : Anormal (adını charles dickens'ın the pickwick papers adlı romanındaki bir karakterden almıştır). Sadelik ve cömertlik ile nitelenen. Düz anlamında olmayan. Mr. pickwick (charles dickens'ın the pickwick papers adlı romanındaki bir karakter) ile alakalı. Cömert ve naif. Tuhaf. Edebi olmayan.

Warwickite : Warwickit.

Candle wick : Fitil.

Wickedly : Kötü niyetli bir şekilde. Şirret bir şekilde. Günahkar bir şekilde. Kötü bir şekilde. Haince. Günahkarca. Ahlaksızca.

Wicked : Harika. Kötücül. Nefret dolu. Günahkar. Fena. Kötü. Hain. Ahlaksız. Yaramaz. Kötü ruhlu.

Wicker basket : Hasır sepet. Sele. Sepet.

 

Wickeder : Daha ahlaksız. Daha kötü. Daha aşağılık.

İngilizce Wickings Türkçe anlamı, Wickings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wickings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aspirations : Can atma. Nefes alma. Soluklu okuma. Soluma. İştiyak. Havalandırma. İstek. Aspirasyon. Özlem. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen).

Adsorptiveness : İçine çekme. Soğurma. Bir katı maddenin yüzeyine çekebilme (kimya).

Imbibitions : İmbikleme. İçine alma. İçme. Alma.

Lurch : Zor durum. Yalpa. Yalpa vurmak. Yalpalayarak yürümek. Sallanmak. Sallana sallana yürümek. Sendelemek. Yalpalamak. Silkinmek. Birdenbire sallanma.

Debacle : Kaçışma. Yıkım. Felaket. Ani su baskını. Hezimet. Fiyasko. Ani çöküntü. Çökme. Buzulun erimesiyle ani su baskını. Bozgun.

Rout : Hengame. Kurcalamak. Bozguna uğratmak. Eşelemek. Tarumar etmek. Araştırmak. Aramak. Hezimet. Hezimete uğratmak. Darmadağın etmek.

Whitewash : Paravana. Badana boyası ile boyamak. Badana. Örtbas etmek. Badanalamak. Kusurlarını gizlemek. Sayı vermeden yenmek. Beyaz boya. Temize çıkarmak. Aklamak.

Inlet valve : Hava ya da hava-yakıt karışımının, yanma odasına girişini denetleyen kapaç. Buhar giriş nazımı. Emme kapacı. Giriş vanası. Emme supabı. Giriş valfi. Emme valfi. Egzoz supabı. Giriş supabı.

Waterloo : Prusya ve ingiliz güçlerince 1815 yılında napolyon'un son yenilgisine sahne olan belçika'nın merkezinde bir kasaba. New york eyaletinde yerleşim yeri. Ontario'nun (kanada) güneydoğusunda bir şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde şehir. Alabama eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Georgia eyaletinde şehir.

 

Aspiration : Tutku. Havalandırma. İstek. Arzu. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Nefes alma. Can atma. Soluma. İştiyak. Aspirasyon.

Wickings synonyms : george hubert wilkins, finish, adsorption, shutout, inductions, heartbreaker, slaughter, ending, thrashing, whipping, skunk, failure, wicking, in take, ingestion, absorptions, trouncing, absorbing, conclusion, imbibition, absorption, walloping, defeat, admission, occlusion, induction, drubbing.

Wickings zıt anlamlı kelimeler, Wickings kelime anlamı

Beginning : Başlangıç noktası. Başlangıç. İptida. Köken. Başlama. Esas. Başlangıç çekidi. İlk adım. Menşe. Kaynak.

Victory : Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Muzafferiyet. Galibiyet. Zafer. Utku. Başarı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Galebe. Yengi.

Success : Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Başarılı kimse. Başarma. Sonuç. Sükse. Başarılı olan kimse. Muvaffakiyet. Başarım. Başarılmış iş. Başarı.