Widescreen türkçesi Widescreen nedir

  • Geniş ekran.
  • Standart televizyondan ekranından daha geniş.

Widescreen ingilizcede ne demek, Widescreen nerede nasıl kullanılır?

Widescale : Geniş çaplı.

İngilizce Widescreen Türkçe anlamı, Widescreen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Widescreen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wide screen : Geniş görüntülük. Olağan sinema görüntülüğünden daha büyük olan, filmin çerçeve oranına bağlı olarak değişen görüntülük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Powerboat : Motorla çalışan gemi. Deniz motoru. Sürat teknesi. Çoğunlukla yarışlar için kullanılan güçlü motorlu tekne. Hız botu. Hızlı motorbot. Motorbot.

Screen : Eleme yapmak. Beyazperde. Korumak. Siper etmek. Perde. Ekranda göstermek. Perde. daha çok sahne dibinde geriki alan projeksiyon perdesi için kullanılır bk. ekran. Karşı oyuncuların topa vuranı görmesine engel olma. Sürekli olarak bir duvarda asılı duracak ya da gerektiğinde taşınabilecek biçimde yapılan ve göstericiden çıkan görüntüleri yansıtan düz yüzeyli bir eğitim aracı. bk. saydam perde. Perde ile ayırmak.

Motor vehicle : Motorlu araç. Motorlu ulaşım aracı. İnsan ya da yük taşıyan, iki ya da daha çok dingilli, motor gücüyle devinen araçlara verilen genel ad. Motorlu nakil aracı. Motorlu taşıt.

 

Motorboat : Motor. Motorlu gemi. Motorlu tekne. Akaryakıtla işleyen basit balıkçı teknesi. Motorbot. Sürat teknesi. Hız botu. Motorlu bot. Deniz motoru. Motorlu kayık.

Projection screen : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Projeksiyon perdesi. Projeksiyon ekranı. Görüntülük. Göstericinin, üzerine görüntüleri yansıttığı, filmin izlenmesini sağlayan, çeşitli dokuda, beyaz, gerilmiş yüzey. (mecaz olarak) sinema. tv. almaç ışıtacının dışarıya bakan, üzerinde görüntüler izlenen, iç çeperi ışınır özdekle sıvalı, dikdörtgen biçimindeki bölümü.

Windshield : Sinek teli. Siper camı. Araba ön camı. Taşıtın ön camı. Ön cam. Otomobil ön cam.

Silver screen : Sinema perdesi. Sinema. Film.

Aeroplane : Tayyare. Uçak.

Plane : Çınar. Süzülmek. Düzey. Dümdüz. Rendelemek. Uçmak (motorsuz). Düzlem. Yassı. Seviye. Rende.

Widescreen synonyms : automotive vehicle, airplane.