Wildering türkçesi Wildering nedir

  • Yabani olarak yetişen ot.
  • Yabani olarak yetişen bitki.

Wildering ingilizcede ne demek, Wildering nerede nasıl kullanılır?

Bewildering : Sersemletici. Şaşırtıcı. Şaşırtma. Hayret verici.

Bewilderingly : Hayrete düşürerek. Afallatarak. Şaşırtıcı bir şekilde. Hayrete düşerek. Şaşkınlık yaratarak. Afallayarak. Kafa karışıklığıyla. Kafa karışıklığı yaratarak. Şaşkınlıkla. Şaşmaya neden olarak.

Wilder : İdaho eyaletinde şehir. Şaşmak. Bizim kasabamız oyununu yazan amerikalı yazar. Kentucky eyaletinde şehir. Billy wilder (1906-2002). Thornton wilder (1897-1975). Sıcak şeyler filmini yöneten avusturya asıllı amerikalı sinema yönetmeni. Bir soyadı. Minnesota eyaletinde şehir.

Wilderberry schnapps : Çeşitli taze meyve aromalı açık içki (çilek, yabanmersini, böğürtlen ve ahududu).

Wilderness : Bakir doğa. El değmemiş yer. Yığın. Yaban hayat. Kalabalık. Bakımsız bahçe. Boşluk. Sahra. Çöl. Kır.

Be bewildered : Şaşalamak. Afallamak. Şaşkına dönmek.

Wildernesses : Kır. El değmemiş yer. Yığın. Kalabalık. Çöl. Sahra. Bakımsız bahçe.

Bewilderedly : Şaşkınlıkla. Şaşkın şaşkın. Şaşkınlık içinde.

Be sent into the wilderness : Hükümetten düşürülmek. Görevden alınmak. Gözden düşmek.

Wilderness park : Doğal koruma alanı. Yaban parkı. Vahşi park.

 

İngilizce Wildering Türkçe anlamı, Wildering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wildering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Winding : Dolam. Sarım. Bir filmi ya da bir mıknatıslı kuşağı bir makaradan, bir göbekten öbür makaraya, göbeğe aktarma. Bağlı olduğu çalgıda manyetik alan oluşmak yoluyla tel titreşiminin ses sinyaline dönüşmesini sağlamak için bakır gibi iletken bir telin bir mıknatıs çevresine birçok kez sarılması işi. Sarmal. Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen. Sargı. Dönme. Dolambaçlı. Yılankavi.

Peregrine : Ecnebi. Gezginci doğan. Bayağı doğan. Gökdoğan. Göecebe. Gök doğan. Garip. Tuhaf. Yabancı. Acayip.

Indirect : Kinayeli. Dolaşık. İmalı. Dolaylı. Vasıtalı. Aldatıcı. Doğru olmayan. Endirekt. Aktarmalı.

Unsettled : Huzursuz. Tedirgin. Kararsız. Henüz yerleşmemiş. Oturmamış. Henüz yerleşilmemiş. Tedirgin edilmiş. Yerleşmemiş. Yerleşilmemiş. Kararlaştırılmamış.

Mobile : Dengede hareket düzeni. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Yer değiştirebilen. Hareketli. Cep tel. Değişken (fikir). Devingen. Değişken. Hareket eden.

Meandering : Dolambaçlı. Dolanma. Menderesli akış. Kıvrımlı. Dolambaçlı yol. Kıvırma.

Rambling : Derme çatma. Rabıtasız. Başıboş. Biçimsiz. İpe sapa gelmez. Başıboş tip. Saçma sapan. Boş boş dolaşan kimse. Düzensiz. Tutarsız.

Roving : Gezici. Gezginci. Başıboş. Başıboş dolaşma. Uçan. Düzensiz. Dolaşan. Göçebe. Seyyar. Aylak.

 

Nomadic : Göçebeye ait. Konargöçer. Göçerkonar. Göçebe. Başıboş dolaşan. Göçer. Göçebe gibi.

Wildering zıt anlamlı kelimeler, Wildering kelime anlamı

Direct : Kesin. Düz. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Dürüst. Dosdoğru. Yönetmek. Çevirmek. Yönlendirmek. Yönetim işi. Direktif vermek.

Settled : Devamlı. Yerleşmiş. Düzenli. Sürekli. Oturmuş. Sabit. Değişmez. Meskã»n. Yerleşik. Ödenmiş.

Wildering ingilizce tanımı, definition of Wildering

Wildering kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, one which has run wild, or escaped from cultivation. A plant growing in a state of nature.