Rambling türkçesi Rambling nedir

Rambling ile ilgili cümleler

English: I'm just rambling.
Turkish: Sadece başı boş dolaşıyorum.

English: You're rambling.
Turkish: Sen başı boş geziyorsun.

English: I know I'm rambling.
Turkish: Konudan konuya atladığımı biliyorum.

Rambling ingilizcede ne demek, Rambling nerede nasıl kullanılır?

Ramblingly : Tutarsız bir şekilde. Biçimsiz olarak. Düzensizce. Başıboş bir şekilde.

Ramblings : Rabıtasız. Afaki. Saçma sapan. Boş boş dolaşan kimse. Düzensiz. Derme çatma. Başıboş tip. Biçimsiz. Tutarsız. İpe sapa gelmez.

Brambling : Dağ ispinozu. Siyah ve beyaz bir gövdesi ile kırmızımsı bir döşü olan bir ispinoz türü (anavatanı avrupa'dır). Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 16 cm kadar uzunlukta, sırtı kara lekeli, karnı ak, erkeğinin gerdanı portakal renginde, avrupa ve kuzey asya'da ağaçlık yerlerde yaşayan bir tür.

Scrambling : Mücadele vermek. Çırpmak (yum.). Karıştırmak. Çabalamak. Yağda pişirmek. Tepe yürüyüşü ile kaya tırmanışı arası bir zorluğa sahip tırmanma yöntemi. Alp tırmanışı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seslendirme ya da yayın dizgesinde, ses dalgasının uğradığı istenmeyen değişikliklerden dolayı, alınan ses ile yayınlanan ses arasındaki her türlü başkalık. tv. bir radyo-televizyon yayınının alınışında, yararlı ime binen zararlı bir imin, ses ya da resmi etkilemesi durumu. Sürünerek ilerlemek.

 

Unscrambling : Düzeltmek. Çözmek. Deşifre etmek.

Ramble : Yayılıp büyümek (bitki). Boş boş dolaşmak. Başıboş gezmek. İpsiz sapsız konuşmak. Avare dolaşmak. Abuk sabuk konuşmak. Konuyu dağıtmak. Yayılmak. Gezinmek. Kıvrılarak uzanmak (nehir).

Rambled : Avare dolaşmak. Kıvrılarak uzanmak (nehir). İpsiz sapsız konuşmak. Yayılmak. Başıboş dolaşmak. Yayılıp büyümek (bitki). Konuyu dağıtmak. Boş boş dolaşmak. Gezinmek. Abuk sabuk konuşmak.

Ramble about : Abuk sabuk konuşmak. Boş boş gezinmek.

Rambles : Abuk sabuk konuşmak. Avare dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Başıboş gezmek. Yayılıp büyümek (bitki). Gezinmek. İpsiz sapsız konuşmak. Kıvrılarak uzanmak (nehir). Boş boş dolaşmak. Konuyu dağıtmak.

Crimson rambler : Sarmaşık gülü. Kızıl çardak gülü.

İngilizce Rambling Türkçe anlamı, Rambling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rambling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Improper : Yolsuz. Çirkin. Yakışıksız. Hatalı. Terbiyesiz. Uygunsuz. Münasebetsiz. Yanlış. Uygun olmayan.

Blowsy : Darmadağınık. (britanya ingilizcesi) dağıtılmış. Pasaklı. Dağınık. Ciltte kırmızılık. Kırmızı suratlı (blowzy olarak da yazılır). Kırmızı suratlı. Giyinişi düzensiz veya dağınık.

 

The absurd : Saçma. Mantıksız. Olanaksız. Anlamsız. Manasız. Uyumsuz. Abzürd. Abes. Gülünç.

Discursive : İnsicamsız. Söylemsel. Konudan konuya geçen. Daldan dala atlayan. Gidimli. Hercai. Yeltek. Yersiz.

Trumperies : Boş. Değersiz şey. Süprüntü. Palavra. Saçmalık. Boş laf. Ucuz. Değersiz süs. Saçma.

Baloney : Bir cins salam. Saçmalık. Palavra. Zırva. İpe sapa gelmez şey. Hikaye. Şişman salam. Saçma. Saçma şey.

Excursive : Kararsız. Konudan sapan. Gelişigüzel. Dolaşan.

Aberrational : Anormal. Değerlerden ve doğru yoldan sapan. Sapmış. Standartın dışına çıkmış.

Scrappy : Kavgacı. Bölük pörçük. Artıklardan oluşan.

Chaotic : Altüst. Darmaduman. Karman çorman. Alt üst. Karmakarışık. Kaotik.

Rambling synonyms : unmannerly, bilgewater, straggly, contradictious, boloney, bizarre, amorph, conflicting, arrhythmic, discursory, awkward, makeshifts, clumsiest, scrappiest, unconnected, baloneys, conflictive, confused, gadabout, ill shaped, makeshift, clumsier, at liberty, scratchier, by fits and starts, cuffy, blowsiest, gadabouts, crazy, choppy, choppiest, aimless, double minded.

Rambling zıt anlamlı kelimeler, Rambling kelime anlamı

Direct : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duraklamadan. Düz. Doğrultmak. Komuta etmek. Kesin. Dosdoğru. Yöneltmek. Bir oyunu, oyunculuk, dekor, ışıklama ve bütün uygulayım öğeleri ile uyumlu bir biçimde seyirciye sunmak. sahneye koymak da denir. Dolaysız.

Tidy : Epey. Temizlemek. Derleyip toplamak. Düzenli. Şık. Tertipli. Düzeltmek. Çok. Derli toplu. Ivır zıvır kutusu.

Rambling ingilizce tanımı, definition of Rambling

Rambling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Roving. Discursive. Wandering. As, a rambling fellow, talk, or building.