Without a sound türkçesi Without a sound nedir

Without a sound ingilizcede ne demek, Without a sound nerede nasıl kullanılır?

Without : Dıştan. -sız. -siz. Hariç. -meden. Dış. Onsuz. Medikçe. Haricen. -meksizin.

A : En yüksek not. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. (herhangi) bir. Herhangi bir. Bir. Argonun simgesi. Amperin simgesi.

Sound : Titreşimli bir kaynaktan çıkan, belirli bir ortamda uzunlamasına dalgalar biçiminde yayılan basıncın etkisiyle kulağın algıladığı duyu. Muayene etmek. Selen odası. Gibi gelmek. Sapasağlam. Deliksiz (uyku). Sağlıklı. Ses. Söylemek. Etki bırakmak.

Without a break : Durmaksızın. Mola vermeden. Durup dinlenmeden. Ara vermeden.

Without a care in the world : Dünya yıkılsa umurunda değil. Tasasız.

Without a peer : Eşsiz.

Without a doubt : İzahtan vareste. Kuşkusuzca. Yakinen. Şüphesiz bir şekilde. Kuşkusuz. Sorgulanamaz bir şekilde. Kesinlikle.

Without a question : Şüphesiz bir şekilde. Tek sorgulama olmadan. Kesinlikle. Sorgulanamaz bir şekilde. Kuşkusuzca.

Without a rival : Kimseyle yarışmadan. Rakipsizce. Rakipsiz bir şekilde.

Without a murmur : Gıkını çıkarmadan. Gıkı çıkmadan. Gık çıkarmadan.

İngilizce Without a sound Türkçe anlamı, Without a sound eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Without a sound ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dumb : Eksik. Dilsiz. Dili tutulmuş. Dilini yutmuş. Aptal. Kalın kafalı. Budala. Sözsüz. Halter.

Calmest : Yatıştırmak. Ağırbaşlı. Soğukkanlı. Esintisiz. Endişesiz. Soğuk. Sakinlik. Dinmek (fırtına). Sakin. Durgun.

Quieter : Huzur veren. Uslu. Daha sessiz. Sakin. Gizli. Huzurlu. Durgun. Dinlendirici.

At peace : Barışta. Rahat. Sakinleşmiş. Emniyet ile. Güvenlik hissi ile. Sulh halinde rahatta. Barışık. Barış halinde. Sulh halinde.

Noiseless : Ses yolunda ses imi bulunmadığı vakit çıkan uğultuyu önlemek amacıyla bu yolu saydamsız bir örtüyle kaplama yöntemi. Uğultuönler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sakin.

Quiet : Kuytu. Durgun. Sessizlik. Sakinleşmek. Susmak. Sakin. Yatışmak. Sakinleştirmek. Kandırmak.

Consonant : Ses uyumu olan. Bağdaşan. Uyumlu. Ünsüz. Uygun. Ağız kanalında ve diğer ses organlarında bir engelleme, daralma veya kapanmayla ve bir ünlü yardımıyla çıkarılan ses: p, b, m; t, d; k, g; ç, c; f, v; y; h; s, z; ş, j; ğ, l, r. ünsüzler ses yolundaki boğumlanma noktalarına göre dudak, diş-dişeti, damak ve gırtlak ünsüzleri; boğumlanma sırasında ses yolunun kapanma veya daralma durumuna göre patlayıcı, sızıcı ünsüzler; ses tellerinin ton verip vermemesine göre de tonlu ve tonsuz ünsüzler olarak sınıflandırılır. boğumlanma sırasında geniz yolunun da devreye girdiği ünsüzler geniz ünsüzleridir. diğerlerine oranla daha bol ses veren ünsüzler, akıcı ünsüzler adını alır. bunlara bk. Ünsüz harf. Uyuşan. Sessiz harf.

 

Silent : Telaffuz edilmeyen. Dilsiz. Sakin. Yazılıp da söylenmeyen. Yazıldığı halde okunmayan (harf). İçten içe güdülen. Süküti. Suskun.

Consonantal : Ünsüz harfler içeren. Ünsüzle ilgili. Ünlü harflerle bir arada olan. Ünlü harfler içeren. Ünlü harflerle ilgili. Ünsüz harflerle birlikte olan. Uygun. Ünsüz.

Dumbest : En sessiz olanı. Dilsiz. En sersem olanı. Aptal.

Without a sound synonyms : aphonic, calm, breathless, quietest, closemouthed, silents, dumber, canniest, dumbed, calmer, close tongued, buttoned up, soundless, canny, cannier, dumbs.