Work into türkçesi Work into nedir

Work into ile ilgili cümleler

English: It is rather ridiculous that, in some countries, a person cannot even release their own work into the public domain.
Turkish: Bazı ülkelerde, birinin kendi işini bile kamuya bırakamaması oldukça saçmadır.

Work into ingilizcede ne demek, Work into nerede nasıl kullanılır?

Work : Görev. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Meşgul olmak. Seğirmek. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Yapıt. Etkili olmak. İşe yaramak. Başarılı olmak. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği.

Into : Ye. Biçimine. -in içine. E. Şekline. İçine. İçeriye. -a. Haline. -e.

Work a buttonhole : İliğin kenarlarını dikmek.

Work a miracle : Mucizevi bir şeye neden olmak. Mucize gerçekleştirmek. Bir mucize yaratmak. Keramette bulunmak.

Work accident : Çalışırken ortaya çıkan kaza. İş kazası. İşyerinde meydana gelen kaza.

Work against : -e karşı hareket etmek. Aleyhine çalışmak. Zararına çalışmak. Engellemek. -e karşı çalışmak. -in ayağına çalışmak.

 

İngilizce Work into Türkçe anlamı, Work into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Work into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encloses : İçermek. Çevirmek. Eklemek. Çevrelemek. Kuşatmak. Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). Etrafını çevirmek. Kapsamak. Hapsetmek.

Put into : -e tercüme etmek. Tercüme etmek. Para yatırmak. Para vermek. (gemiyi) -e sokmak. -e girmek (gemi). -e yatırım yapmak. -e para vermek. (gemi) -e girmek.

Admix : Beton katkı. Karıştırmak. Katıp karıştırmak. Karışmak. Harç katkı.

Embroils : Ara bozmak. Sokmak (birini zor bir işe). Karışmak. Araya girmek. Bozmak. Karıştırmak. Bulaştırmak.

Inject : Enjekte etmek. Enjeksiyon yapmak. Zerketmek. Vermek. Şırınga etmek. Yerleştirmek. Zerk etmek. İğne yapmak.

Annexes : Eklemek. Topraklarına katmak. Eklentiler. Müştemilat. Habersiz almak. İlave etmek.

Infixed : İçtakı. Kafasına sokmak. Takmak. İçek. Telkin etmek. Sağlamca yerleştirmek. Tutturmak. Bağlamak.

Bites : Zokayı yutmak. Kavramak. Oltaya gelmek. Acıtmak. Acımak. Aşındırmak. Yakmak. Dişlemek. Sızlamak.

Annexing : Habersiz almak. İlave etme. İlave etmek. Topraklarına katmak. Ekleme. Eklemek.

Work into synonyms : slide in, adjoins, affiliate, imbedding, annex, tuck in, engrafted, infix, embeds, engrafts, adjoin, amalgamate, work in, allying, bite, foisted, imbeds, insert, bundle, drives, shoves, invaginate, engraft, affiliates, drags, foist, dragged, embed, foists, incased, injects, shoved, drag.