Work place türkçesi Work place nedir

  • Çalışma yeri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • [#iş İşyeri].
  • İşin yapıldığı, işçinin çalıştığı yer.

Work place ingilizcede ne demek, Work place nerede nasıl kullanılır?

Work : Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Çalışmak. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. İşlemek. Çabalamak. Meşgul olmak. İş. Emek sarfetmek. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Oynamak.

Place : Kim olduğunu çıkarmak. İş. Mekan. Sorumluluk. Mahal. Yazdırmak. Vermek (para). Sıra. Koymak.

Work a buttonhole : İliğin kenarlarını dikmek.

Work a miracle : Bir mucize yaratmak. Mucizevi bir şeye neden olmak. Mucize gerçekleştirmek. Keramette bulunmak.

Work accident : İşyerinde meydana gelen kaza. Çalışırken ortaya çıkan kaza. İş kazası.

Work against : -e karşı hareket etmek. -in ayağına çalışmak. -e karşı çalışmak. Aleyhine çalışmak. Zararına çalışmak. Engellemek.

İngilizce Work place Türkçe anlamı, Work place eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Work place ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Shebangs : Mesele. Konu. Dükkan. Bar. Meyhane. Mağaza.

Work site : Şantiye. İş yeri.

Workplace : İş yeri. Atölye. Dükkan.

Workshop : Çalıştay. Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa v.b. hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Atölye çalışması. Fabrika. Seminer (üniversite dışında yapılan). Eğitim, iktisat, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Çalışma alanı (sanat). Yapım yeri. Seminer.

Bureau : Çekmeceli dolap. Çalışma masası. Ofis. Acente. Çekmeceli yazı masası. Büro. Yazı masası. Yazıhane. Daire.

Studio : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşlik. Atölye. Sanatçı atölyesi. Tek odalı daire. Atelye. Stüdyo daire. İşliklerde film çevirmekte kullanılan uzun, geniş, yüksek, hangar biçiminde, içinde aydınlatmayı, alıcı devinimlerini, bezem kurmayı kolaylaştıracak düzeni bulunan yapı. tv. bir yayının hazırlandığı işlik ya da işliğin bir bölümü. Stüdyo.

Shebang : Bar. Konu. Mesele. Dükkan. Mağaza. İş. Meyhane. Kurum.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Work place synonyms : working place, working site, a change in demand, a pass through certificate, a change in supply, workstations, ability to pay principle, businesses, a shift in demand, abnormal budget expenditures, rehearsal room, ability rent, business, abnormal budget, a group shares, shop, shops, a shift in supply, a change in individual demand, workshops, ability to pay approach, abnormal budget receipts.