Dükkan nedir, Dükkan ne demek
Dükkan; İktisat, Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimmecazargo olarak kullanılır.
- Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer

- Görevli olarak çalışılan yer, iş yeri.
- Kumarhane.
İktisat terim anlamı:
Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri.
Tiyatro'daki anlamı:
Orta Oyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak duvarı bulunan basık kulübe. Bu, kimi kez bir tek alçak iskemle ile de belirtilebilirdi.
Tiyatro yapısı.
Teknik terim anlamı:
(Doğaçlama ve Ortaoyunu).
Doğaçlamaya dayanan Türk tiyatrosu argosunda tiyatro yapısı.
Ortaoyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak kanadı bulunan 1 arşınlık (yaklaşık 68-70 cm.) bir peyke. Önünde arkalıksız bir alçak iskemle durur.
Dükkan ile ilgili Cümleler
- O, yeni dükkan açtı.
- Dükkanlar genellikle saat onda kapalıdır.
- Köşede 24 saat açık olan küçük bir dükkan var.
- Dükkân; tereyağı, peynir ve şeker gibi gıda malzemeleri satıyor.
- Ali bakkal dükkanına gitti.
- Tom'un plakası çalınıp, soygun için dükkana dalan arabada kullanılmış.
- "Bu ne dükkanı?" "İçeri girip bir göz atmalı mıyız?" "Tamam."
- Okulun yakınındaki birçok dükkan şimdi cumartesi günleri kapalı.
- Ali öğle yemeği için bir sandviç almaya gitmek için kısa bir süreliğine dükkanından ayrıldı.
- Likör dükkanını soyan adam bir maske takıyordu.
- Dükkânı kapatıyoruz.
- Dükkanda bir şapka aldım.
- Bir gece oyuncular, dükkânı, tezgâhı toplayıp kasabadan defoldular.
- Dükkanda bana bir sürprizi var gibi görünüyor.
Dükkan ile ilgili Atasözü veya Deyim
erkek koyun kasap dükkanına yaraşır : miskin erkek, yaşamaya layık değildir anlamında kullanılan bir söz.
gürültü istemeyen kazancı dükkanına girmez : kafasını dinlemek isteyen kimse, gürültülü patırtılı işlerde görev almaz anlamında kullanılan bir söz.
ikindiden sonra dükkan açmak : bir işe başlamakta geç kalmak.
tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır : bir kişi ne kadar farklı yerlerde yaşarsa yaşasın, ne kadar farklı işlerle uğraşırsa uğraşsın, bağlı bulunduğu çevreye veya işe dönmek zorunda kalır anlamında kullanılan bir söz.
Dükkan anlamı, kısaca tanımı
Dükkan vergisi : Dükkan işletenlerden her ay alınan kazanç vergisi
Dükkancı : Dükkân işleten kimse.
Dükkancılık : Dükkâncının yaptığı iş.
Havut dükkanı : Kireçlenmiş derileri kireçten arıtma yeri.
Perakende satış : Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. karşılığı toptan satış.
Tiyatro yapısı : Her türlü tiyatro gösterisinin yapılmasına elverişli sahne, sahne donanımı, seyir yeri olan ve seyircinin gereksinimlerini karşılayacak biçimde yapılmış yapı. Oyunu gerçekleştirmek için yeterli sahne tekniği olan bir oyun yeri ile seyirciler için bölümlü yerleri içine alan yapı.
Arkalıksız : Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan.
Orta oyunu : Sahne, perde, dekor, suflör kullanmadan halkın ortasında oynanan Türk halk tiyatrosu.
Kumarhane : Kumar oynanan yer, bitirim yeri, bitirimhane.
Ortaoyunu : Geleneksel Türk doğaçlama halk tiyatrosu. Ortada oynanır. Baş kişileri, aynı zamanda oyunun düzenleyicisi olan Pişekâr ile oyunun baş güldürücü tipi Kavuklu'dur. Dekor olarak bir paravana, bir de önünde alçak bir hasır iskemlesi bulunan peyke vardır. bk. dükkân, yeni dünya.
Doğaçlama : Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.
Perakende : Malların teker teker ya da birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı. Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan. Bu biçimde alınan veya satılan.
Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.
Arşınlık : Arşın ölçüsünde, arşın kadar.
Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.
Belirten : Tamlayan.
Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.
Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.
İskemle : Arkalıksız sandalye. Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa.
İş yeri : Bir görevin yapıldığı yer. İşçinin iş sözleşmesine göre çalıştığı yer.
Diğer dillerde Dükkan anlamı nedir?
İngilizce'de Dükkan ne demek ? : shop

Bu kısımda Dükkan nedir? Dükkan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dükkan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dükkan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.