Perakende nedir, Perakende ne demek

Perakende; bir ticaret terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Malların teker teker ya da birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı
  • Düzenli olmayan, ayrı ayrı, dağınık, perişan.
  • Bu biçimde alınan veya satılan.

"Perakende" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Geçen gün İzmir sokaklarında perakende bir askere tesadüf etmişler." - F. R. Atay

İngilizce'de Perakende ne demek? Perakende ingilizcesi nedir?:

retail

Perakende hakkında bilgiler

[Bakınız: mağazacılık]

Perakende anlamı, tanımı:

Perakendeci : Malını perakende olarak satan tüccar.

Perakendecilik : Perakende olarak yapılmış olan alışveriş.

Teker : Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi. Tekerlek. İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Tekerlek biçimde olan.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Müzik eseri. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Güzel, alımlı kız veya kadın. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Nesne. Pasaj. Tane.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

 

Azar : Paylama.

Satılma : Satılmak işi.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

Toptan : Toplu bir biçimde. Büyük ölçüde, çok miktarda yapılmış olan (alışveriş), perakende karşıtı. Toplu bir biçimde olan, global.

Mağazacı : Mağazası olan veya mağaza işleten kimse. Depo bekçisi.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Perakende bankacılık : Büyük ticari bankaların yerel şubeler açarak en küçük yerleşim birimindeki kişilere bankacılık hizmeti götürerek gerçekleştirdiği bankacılık.

Perakende fiyat : Perakende satışta uygulanan fiyat.

Perakende satış : Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış

Diğer dillerde Perakende anlamı nedir?

İngilizce'de Perakende ne demek? : adj. retail, by retail, at retail

adv. retail

Fransızca'da Perakende : en détail

Almanca'da Perakende : n. Detail

Rusça'da Perakende : n. розница (F)

adj. розничный