Retail türkçesi Retail nedir

  • [#perakende Perakende satış] yapma.
  • Perakende.
  • Perakende satılmak.
  • Yaymak (söylenti).
  • Perakende satmak.
  • Ayrıntılı anlatmak.
  • Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış.
  • Perakende satış yapmak.
  • Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.
  • Perakende satış.
  • Ayrıntılarıyla anlatmak.
  • Tekrar anlatmak.

Retail ile ilgili cümleler

English: This coat retails for about thirty dollars.
Turkish: Bu ceket yaklaşık otuz dolara satılıyor.

English: We have 13 retail stores.
Turkish: 13 tane parakende mağazamız var.

Retail ingilizcede ne demek, Retail nerede nasıl kullanılır?

Retail banking : Tüketici bankacılığı adıyla da bilinir. Bireysel bankacılık. Büyük ticari bankaların yerel şubeler açarak en küçük yerleşim birimindeki kişilere bankacılık hizmeti götürerek gerçekleştirdiği bankacılık. Perakende bankacılık.

Retail business : Perakendecilik. Perakende ticaret.

Retail chain : Perakende zinciri.

Retail credit : Perakende satış kredisi. Müşteri kredisi. Tüketici kredisi. Perakende kredisi.

Retail dealer : Perakendeci. Bayi.

Retail trade : Perakendecilik. Dağınıkcılık. Malın doğrudan doğruya tüketiciye bölüntülü olarak satılması. Perakende satış. Perakende ticaret.

 

Retail selling : Perakendecilik.

Retail merchant : Perakendeci.

Retail park : Çok sayıda dükkanın bulunduğu açık alan.

Retail price index : Perakende fiyat endeksi.

İngilizce Retail Türkçe anlamı, Retail eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Retails : Önüne gelene söylemek.

Retailed : Önüne gelene söylemek.

Sell by retail : Tecimsel bir malı teker teker ya da küçük bölüntülü niceliklerle satma. Dağınık satma.

Retelling : Başka biçimde anlatmak. Yeniden saymak. Tekrar saymak. Tekrarlamak. Yeniden anlatmak.

Retells : Yeniden anlatmak. Tekrarlamak. Tekrar saymak. Başka biçimde anlatmak. Yeniden saymak.

Put about : Başını çevirmek (geminin). Canını sıkmak. Rotasını tersine çevirmek. Dönmek (gemi). Kızdırmak. (geminin) başını çevirmek. Yön değiştirmek. Yön değiştirmek (gemi). Yaymak (haber veya dedikodu).

Selling : Satıcılık. Satım. Satış. Satı. Satmak.

Fleshes : Çiğ etle beslemek. Bedensel istekler. Ten. Et yedirmek. Et. Derisinden eti sıyırmak. Şişmanlatmak. Akraba. Cisim.

Retail synonyms : sell retail, at retail, sale at retail, fleshings, by retail, resale, flesh, resales, retailing, retail trade, marketing, retold, retell, retail sale, merchandising, detail, fleshed, flesh out, fleshing, sell, bruit about.

Retail zıt anlamlı kelimeler, Retail kelime anlamı

Wholesale : Geniş çapta. Toptan. Toplu. Toptan satmak. Büyük çapta olan. Toptan alım satım. Toptan satış. Toptancılık. Büyük çapta. Toptancı (tüccar).

Retail ingilizce tanımı, definition of Retail

Retail kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to retail cloth or groceries. Opposed to wholesale. A retail grocer. As a retail trade. Sometimes, the sale of commodities at second hand. To sell directly to the consumer. Engaged in retailing commodities. To sell in small quantities, as by the single yard, pound, gallon, etc. Done at retail. The sale of commodities in small quantities or parcels.