Wriggle along türkçesi Wriggle along nedir

  • Kıvrıla kıvrıla gitmek.

Wriggle along ingilizcede ne demek, Wriggle along nerede nasıl kullanılır?

Wriggle : Kıpır kıpır etmek. Sallanmak. Solucan gibi kıvrılmak. Çaktırmadan halletmek. Kımıldatmak. Kıvrılmak. Rahatsız etmek. Eğilip bükülerek geçmek. Kıvranmak. Kıpırdanmak.

Along : Orada. Kıyısında. Birlikte. Burada. Süresince. Boyunca. Uzunluğuna. İleriye. Oraya.

Wriggle about : Kıvrılmak.

Wriggle oneself into : Sokulmak.

Wriggle oneself out of : Sıyrılmak. Kendini kurtarmak.

Wriggle out : Sıyrılmak. Paçayı kurtarmak.

İngilizce Wriggle along Türkçe anlamı, Wriggle along eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wriggle along ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wanders : Dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Uzaklaşmak. Gezmek. Dalıp gitmek. Amaçsızca gezinme. Gezinmek. Doğru yoldan ayrılmak. Sayıklamak. Kaybolmak.

Snaked : Sinsi ve hain kimse. Yılan gibi sessizce ilerlemek. Yılan. Kurnaz. Yılan gibi gitmek. Avrupa para yılanı. Yılan gibi kıvrılmak. Hain.

Snaking : Kenar gezmesi. Çatlak ilerlemesi. Yılan gibi gitmek.

Wriggles : Sıyrılmak. Kıpırdamak. Kıvrılmak. Kımıldatmak. Çaktırmadan halletmek. Eğilip bükülerek geçmek. Rahat durmamak (bir yerde). Kıpırdanmak. Solucan gibi kıvrılmak.

 

Wander : Yolunu şaşırmak. Dolaşmak. Amaçsızca gezinme. Kaybolmak. Sayıklamak. Belli bir amacı olmadan dolaşmak-gezmek. Sapmak. Doğru yoldan ayrılmak. Amaçsızca dolaşmak. Dalıp gitmek.

Snake : Yılan gibi gitmek. Totem, tapıncak, koruyucu yaratık olarak ilkellerin dinsel yaşamında gizemsel ve büyüsel bir nitelik taşıyan; dünyanın ve insanın yaratılışıyla ilgili efsanelerde önemli bir öğe olarak kullanılan sürüngen hayvan. Yılan. Yılan gibi kıvrılmak. Kurnaz. Avrupa para yılanı. Yılan gibi sessizce ilerlemek. Sinsi ve hain kimse. Hain.

Wandered : Abuk sabuk konuşmak. Amaçsızca gezinme. Uzaklaşmak. Gezinmek. Dalıp gitmek. Doğru yoldan ayrılmak. Yolunu şaşırmak. Dolaşmak. Sapmak. Gezmek.

Wind : Sonuçlandırmak. Çevirmek. Yel. Midede gaz. Hava cıva. Bükülmek. Döndürmek. Dolanmak. Rüzgar. Sarmak.

Snakes : Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımından omuz ve kalça kemikleri olmayan, ayaksız, derileri pullarla örtülü, dilleri çatallı olup bir kınla kaplı, üst çenede bulunan sivri dişler zehirli olan türlerde zehir bezleri ile bağlantılı, deri değiştiren, etçil, işitme organları olmayan türlere sahip bir alt takım. Yılanlar. Yılan gibi gitmek.

Wriggled : Kıpırdanmak. Kımıldatmak. Kıvrılmak. Sallanmak. Eğilip bükülerek geçmek. Kıpırdatmak. Solucan gibi kıvrılmak. Rahat durmamak (bir yerde). Sıyrılmak.

Wriggle along synonyms : wriggle, the wind.