Wander türkçesi Wander nedir

  • Belli bir amacı olmadan dolaşmak-gezmek.
  • Amaçsızca gezinme.
  • Abuk sabuk konuşmak.
  • Uzaklaşmak.
  • Dalıp gitmek.
  • Sayıklamak.
  • Sapmak.
  • Amaçsızca dolaşmak.
  • Kıvrıla kıvrıla gitmek.
  • Doğru yoldan ayrılmak.
  • Dolaşmak.
  • Gezinmek.
  • Kaybolmak.
  • Yolunu şaşırmak.
  • Gezmek.
  • Başıboş dolaşmak.

Wander ile ilgili cümleler

English: Maybe I'll just wander off on my own.
Turkish: Belki kendi yolumdan sapacağım.

English: We can't let Tom wander around the mall.
Turkish: Tom'un markette dolaşmasına izin veremeyiz.

English: We can't wander around the park at night.
Turkish: Geceleri parkta dolaşamayız.

English: Don't wander from the subject.
Turkish: Konudan uzaklaşma.

English: Don't wander off like that.
Turkish: Bu şekilde konudan sapma.

Wander ingilizcede ne demek, Wander nerede nasıl kullanılır?

Wander about : Dolanıp durmak. Gezinmek. Boş boş dolaşmak. Başıboş dolaşmak. Boş boş takılmak.

Wander about the world : Bir yerinden bir yerine dünyayı dolaşmak. Dünyayı dolaşmak. Amaçsız bir şekilde dünyayı gezmek.

Wander around : Amaçsızca dolaşır. Amaçsızca dolaşmak. Dolaşmak. Aylaklık etmek. Gezinmek. Amaçsız bir şekilde gezinir. Amaçsızca dolanmak. Oyalanmak. Dolanıp durmak. Başıboş dolaşmak.

Wander away : Uzaklaşmak.

Wander away from the subject : Konudan uzaklaşmak. Konudan sapmak.

 

Wander off : Konudan ayrılmak. Farklı şeylere dalıp gitmek. Konudan konuya atlamak. Konu dışına çıkmak. Karışmak. Konudan sapmak. Uzaklaşmak. Sapmak. Ayrılmak (esas konudan). Başkalarından ayrılarak kendi başına dolaşmak.

Wandered aimlessly : Hedefsiz ve amaçsız bir şekilde dolaştı. Bir şey yapmadı. Amaçsızca dolaştı. Bir şey yapmadan dolaştı.

Wander through : Gezinmek.

Wander from the subject : Konudan sapmak. Konudan ayrılmak.

Wander in : Gezmek. İçeriyi dolaşmak.

İngilizce Wander Türkçe anlamı, Wander eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wander ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disappears : Ortalıktan kaybolmak. Görünmez olmak. Uçmak. Aniden kaybolmak. Ortadan kalkmak. Yok olmak. Yitmek. Ortadan kaybolmak. Unutulup gitmek.

Jaunted : Gezintiye çıkarılmış. Gezmeye gitmek.

Meander : Kıvrıla kıvrıla akmak. Kıvırmak. Dolana dolana gitmek. Dolanmak. Dolanıp durmak. Dolambaçlı yoldan gitmek. Kıvrılmak. Avare dolaşmak. Boş boş dolaşmak.

Muck around : Aylak aylak dolanmak. Aylak aylak takılmak. Aptalca davranmak. Boş boş dolanmak. Saçmalamak. Avarelik etmek.

Two time : Aldatmak. İkili oynamak. Faka bastırmak. Aldatmak (eş). İhanet etmek.

Cuckold : Boynuzlamak (argo terim). Boynuzlanmış koca. Kocasını boynuzlamak. Boynuz dikmek. Deyyus. Kocasını aldatmak. Karısını aldatmak. Aldatmak. Boynuzlu koca. Boynuzlamak.

Bears : Katlanmak. Sineye çekmek. Vermek. Spekülasyon yapmak. Ayıgiller. Dönmek. Yönelmek. Üstlenmek. Götürmek. Dişini sıkmak.

Wind : Açmak (yol). Kurmak. Bükülmek. Midede gaz. Bilgisayar, coğrafya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Soluğunu kesmek. Kıvrılmak. Sonuçlandırmak. Dolambaçlı olmak. Sarmak.

 

Be alienated : Bigane kalmak. Yabancılaşmak. Dışlanmak. Bigane düşmek.

Be lost : Ortadan kaybolmak. Elden gitmek. Heba olmak. Tantuna gitmek. Zayi olmak. Araya gitmek. Yitmek. Kaybettirmek.

Wander synonyms : locomote, play around, jazz around, die away, rambles, get around, range, wriggle along, go for a walk, blethering, snaking, deceive, go, betray, divagating, wriggled, meandered, snake, cruise, ruminates, depart, kick around, ambulates, get about, snaked, swan, get lost, travel, circulate, rambled, become lost, detoured, get back.

Wander zıt anlamlı kelimeler, Wander kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Wander ingilizce tanımı, definition of Wander

Wander kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To traverse. To rove. To stroll. To ramble here and there without any certain course or with no definite object in view. To stroll through. To travel over without a certain course. To range about. As, to wander over the fields.