Wander from the subject türkçesi Wander from the subject nedir

  • Konudan sapmak.
  • Konudan ayrılmak.

Wander from the subject ile ilgili cümleler

English: Don't wander from the subject.
Turkish: Konudan uzaklaşma.

Wander from the subject ingilizcede ne demek, Wander from the subject nerede nasıl kullanılır?

Wander : Dalıp gitmek. Dolaşmak. Sapmak. Sayıklamak. Doğru yoldan ayrılmak. Gezmek. Belli bir amacı olmadan dolaşmak-gezmek. Abuk sabuk konuşmak. Kıvrıla kıvrıla gitmek. Uzaklaşmak.

From : Yüzünden. (bir yer)den. -dan. İtibaren. Beri. -den. Dolayı. Den. Den beri. -den ötürü.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Subject : Tedavi altına alınan şahıs veya hayvan. Mecbur etmek. Bir oyunun en kestirme biçimde anlatılabilecek baş olgusu. Ders. Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak değişmeleri gözlenen ya da deneye vurulan edilgen birey ya da canlı. bk. katılmacı denek. Özne. Çeken. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır. Denek.

 

Wander away from the subject : Konudan uzaklaşmak. Konudan sapmak.

Drop the subject : Konuyu değiştirmek. Belli bir konuda konuşmayı sonlandırmak. Konuyu kapatmak. Tartışma konusunu değiştirmek.

Bring up the subject : Açmak. Konuyu açmak.

Changed the subject : Yeni bir konu sunan. Konuyu değiştiren. Meseleyi değiştiren.

Change the subject : Sözü çevirmek. Konuyu saptırmak. Lafı çevirmek. Konuyu değiştirmek.

İngilizce Wander from the subject Türkçe anlamı, Wander from the subject eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wander from the subject ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wander off : Farklı şeylere dalıp gitmek. Karışmak. Sapmak. Konu dışına çıkmak. Uzaklaşmak. Başkalarından ayrılarak kendi başına dolaşmak. Konudan konuya atlamak. Ayrılmak (esas konudan).

Digressing : Sapmak. Konuyu dağıtmak. Parantez açmak. Dışına çıkmak. Konudan uzaklaşmak. Konu dışına çıkmak. Uzaklaşmak.

Straggle : Dağınık olmak. Düzensiz bir şekilde etrafa dağılmış olmak. Dağılarak gitmek. Yoldan sapmak. Doğru yoldan sapmak. Sürüden ayrılıp gitmek. Büyümek (diğerlerinden ayrı ve biçimsiz bir şekilde). Dağılmak. Sürüden ayrılmak. Düzensiz bir biçimde yayılmak.

Divagated : Dolaşmak. Sapmak. Başıboş dolaşmak.

Divagate : Sapmak. Başıboş dolaşmak. Konu dışına çıkmak. Dolaşmak.

Wander away from the subject : Konudan uzaklaşmak.

Digress : Dışına çıkmak. Konudan uzaklaşmak. Parantez açmak. Uzaklaşmak. Konuyu dağıtmak. Sapmak. Konu dışına çıkmak.

Straggles : Doğru yoldan sapmak. Dağınık olmak. Sürüden ayrılıp gitmek. Dağılarak gitmek. Düzensiz bir şekilde etrafa dağılmış olmak. Düzensiz bir biçimde yayılmak. Sürüden ayrılmak. Dağılmak. Yoldan sapmak.

 

Divagating : Sapmak. Dolaşmak. Başıboş dolaşmak.

Straggled : Büyümek (diğerlerinden ayrı ve biçimsiz bir şekilde). Düzensiz bir biçimde yayılmak. Dağınık olmak. Doğru yoldan sapmak. Sürüden ayrılmak. Sürüden ayrılıp gitmek. Yoldan sapmak. Dağılmak. Dağılarak gitmek.

Wander from the subject synonyms : go off at a tangent, digresses, divagates, digressed.