Snakes türkçesi Snakes nedir
- Yılanlar.
- Yılan gibi gitmek.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımından omuz ve kalça kemikleri olmayan, ayaksız, derileri pullarla örtülü, dilleri çatallı olup bir kınla kaplı, üst çenede bulunan sivri dişler zehirli olan türlerde zehir bezleri ile bağlantılı, deri değiştiren, etçil, işitme organları olmayan türlere sahip bir alt takım.
- Kıvrıla kıvrıla gitmek.
Snakes ile ilgili cümleler
English: Ali isn't afraid of snakes at all.
Turkish: Ali yılanlardan hiç korkmaz.
English: He is not scared of snakes at all.
Turkish: O, yılanlardan hiç korkmaz.
English: Even poisonous snakes will only attack if they feel threatened.
Turkish: Hatta zehirli yılanlar sadece tehdit edildiklerini hissederlerse saldırırlar.
English: Do snakes bother you?
Turkish: Yılanlar sizi rahatsız eder mi?
English: Don't let these snakes escape.
Turkish: Bu yılanların kaçmasına izin vermeyin.
Snakes ingilizcede ne demek, Snakes nerede nasıl kullanılır?
Blind snakes : Pullu sürüngenler (squamata) takımının, yılanlar (ophidia) alt takımının, solucan yılanları (opoterodonta) bölümünden, alt çenelerinde diş bulunmayan, üstü sikloyid pullarla örtülü, oyuklar açan, küçük boylu türlere sahip bir familya. Kör yılangiller.
Congo snakes : İki soluklugiller. İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımından, suda yaşayan ve yılan balığına benzeyen türleri olan bir familya.
Coral snakes : Kobragiller. Çamur yılanıgiller. Mercan yılanı. Mercanyılanı. Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımının, yılanlar (ophidia) alt takımının, su yılanları (colubriformia) bölümünün, önde oyuklular (proteroglypha) grubundan, sıcak bölgelerde yaşayan ve zehirli türleri olan bir familya. Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımının, yılanlar (ophidia) alt takımının, boalar (boaeformia) bölümünden, başları ve kuyrukları çok kısa, pulları düz, güney amerika'da yaşayan zehirsiz yılanları içine alan bir familya.
Opisthoglyphic snakes : Geride oyuklular. Sürüngenler (reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (squamata) takımının, yılanlar (ophidia) alt takımının, su yılanları (colubriformia) bölümünden, gerideki üst çene dişlerinin içi oyuklu, az zehirli yılanları içine alan bir grup.
See snakes : Sarhoş olup yılanlar gördüğünü sanmak. Fitil gibi sarhoş olmak.
Snake charmer : Yılan oynatıcısı. Müzik çalarak yılanı hareket ettiren kişiye verilen ad. Yılan oynatan kimse.
Snakeskin : Yılan derisi.
Rattlesnakes : Çıngıraklıyılan. Çıngıraklı yılan.
Snake in the grass : Sinsi insan. Gizli düşman. Görünmez tehlike.
Snake bite : Yılan ısırığı. Yılan sokması.
İngilizce Snakes Türkçe anlamı, Snakes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Snakes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Wriggled : Rahat durmamak (bir yerde). Oynatmak. Kıvranmak. Kıpırdatmak. Kımıldatmak. Solucan gibi kıvrılmak. Kıpırdamak. Çaktırmadan halletmek. Sallanmak. Eğilip bükülerek geçmek.
Wriggles : Kıpırdatmak. Kıvranmak. Rahat durmamak (bir yerde). Sallanmak. Kımıldatmak. Kıpırdanmak. Oynatmak. Sıyrılmak. Çaktırmadan halletmek.
Joggle : Geçme parçası. Geçme. Hafifçe sallamak. Sarsıntı. Kertik. Geçme ile tutturmak. Sallamak. Hafifçe sarsılmak. Sarsmak. Yavaşça sallamak.
Ophidian : Yılan gibi. Yılanlara ait.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Concuss : Baskı altında tutmak. Sarsmak.
Blind snake : Pullu sürüngenler (squamata) takımının, kör yılangiller (typhlopidae) familyasından, 75 cm kadar uzunlukta, yunanistan ve batı asya'da yaşayan bir tür. Kör yılan. Hint kör yılanı. Pullu sürüngenler (squamata) takımının, kör yılangiller (typhlopidae) familyasından, hindistan'da toprak altında yaşayan bir tür.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.
Snakes synonyms : elapid, colubrid snake, suborder serpentes, elapid snake, diapsid reptile, plump up, jactitate, thresh about, colubrid, suborder ophidia, diapsid, serpentes, wriggle along, abramis zone, move, a cells, abiotic environment, snaked, constrictor, abiotic factor, rattle, wriggle, abambulacral area, worm snake, sparge, succuss, toss, palpitate, a site, sea snake, the wind, aardwolf, shake up.
Snakes zıt anlamlı kelimeler, Snakes kelime anlamı
Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak.
Snakes antonyms : anapsid.

Bu kısımda Snakes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Snakes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Snakes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Snakes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.