Yanaş nedir, Yanaş ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ağırbaşlı, sessiz, soğukkanlı.

Aksi, huysuz kişi.

Yanaş ile ilgili Cümleler

  • O, ona yanaştı ve adının ne olduğunu sordu.
  • Bir araba ana kapıya yanaştı.
  • Ali Mary'nin kaldırıma yanaşmasını söyledi.
  • Gemi yanaşmadan sonra asma merdivenini indirdi.
  • Bir rüya gemisi, kabusa yanaştı.
  • Bir kayık yanaştı.
  • Ali kaldırıma yanaştırıldı.
  • Firmada sana yanaşan tatlı kızlar var mıydı?
  • Neden kaldırıma yanaşıp bir süre dinlenmiyorsun?
  • Mike çocuğa doğru yanaştı.

Yanaş ile ilgili Atasözü veya Deyim

kayık yanaştırmak : bir konuya veya soruna yavaş yavaş girmek.

Yanaş anlamı, tanımı

Yana : Yağ ile. Taraf, taraf, tarafta, taraftan, tarafına

Sağa yanaştırmak : Bir sayfa üzerinde damgaların basım konumlarını, basımın sağ kıyısı düzenli olacak biçimde tasarlamak. Bir tutanak ya da veri alanı içindeki veriyi, belirli bir konumdaki damga sağ uca yerleşecek biçimde kaydırmak.

Sayfa yanaştırmak : Bir sayfa üzerinde damgaların basım konumlarını, basımın sol ve sağ kıyıları düzenli olacak biçimde denetlemek, bk. sağa yanaştırmak, sola yanaştırmak.

Sola yanaştırmak : Bir sayfa üzerinde damgaların basım konumlarını, basımın sol kıyısı düzenli olacak biçimde tasarlamak. Bir tutanak ya da veri alanı içindeki veriyi, belirli bir konumdaki damga sol uca yerleşecek biçimde kaydırmak.

 

Yanaşabilme : Yanaşabilmek işi.

Yanaşabilmek : Yanaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yanaşak : Huysuz hayvan nallanırken, burnuna vurulan iki ağaç parçası.

Yanaşdırma : Tâbi, mühmel lafız.

Yanaşdırmak : Yanaştırmak.

Yanaşdumah : Yaklaştırmak.

Yanaşı : Üçgen biçiminde kesilen hamurla yapılan bir yemek. Bitişik, yanaşık.

Yanaşı oturmak : Bitişik oturmak.

Yanaşıh : Ortak. Yardımlaşa iş yapan. Arkadaş. İş arkadaşı. Komşu. Eş, karı. Nikâhsız karı. Az ayrımlı. Yarış.

Yanaşık bağlanım : Elektrik aygıtlarının, gereçlerinin hepsine aynı gerilim uygulanacak ve akımı kollara ayıracak biçimde yan yana bağlanımı, anlamdaş koşut bağlama.

Yanaşık çevrimler : İletkenlerin, akımın kollar arasında bölüşülmesini sağlayacak biçimde koşut olarak bağlandığı çevrimler, anlamdaş yankol çevrimi.

Yanaşım : [Bakınız: kaplam].

Yanaşım noktası : [Bakınız: kaplama noktası].

Yanaşlamak : Öykünmek.

Yanaşmah : Yaklaşmak.

Yanaşık : Yanaşmış durumda olan. Yanaşmış bir biçimde.

Yanaşık düzen : Kişi veya araçların birbirinin yanında ve aynı hizada düzenli duruşu, yanaşık nizam.

Yanaşık nizam : Yanaşık düzen.

Yanaşıklık : Yanaşık olma durumu.

Yanaşılma : Yanaşılmak işi.

Yanaşılmak : Yanaşma işi yapılmak.

Yanaşlık : Deniz veya ırmakta iskele.

Yanaşma : Yanaşmak işi. Genellikle bir çiftçi yanında çalışan işçi, tutma.

Yanaşmak : Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek. İlişki kurmak. Vapur, kayık vb. kıyıya varmak. Karışmak, ilgilenmek, istek göstermek.

Yanaştırma : Yanaştırmak işi.

Yanaştırmak : Yanaşmasını sağlamak.

Diğer dillerde Yanardağbilim anlamı nedir?

İngilizce'de Yanardağbilim ne demek ? : vulcanology