Kaplam nedir, Kaplam ne demek

Kaplam; bir mantık terimidir.

"Kaplam" ile ilgili cümleler

  • "Bütün insanlar, hayvanlar, bitkiler canlı kavramının kaplamı içine girerler."

Hukuki terim anlamı:

şümûl (bk. çevre, çevre-içi).

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bir ilingesel uzaydaki A altkümesi için A nın bütün kaplama noktalarından oluşan küme. Simgesi :Â anlamdaş. yanaşım.

Bilimsel terim anlamı:

Bir düzgün deyimin dile getirdiği nesne ya da nesneler kümesi.

A düzgün deyiminin (…) , yorumundaki kaplamı, (…) gereği (…) gerçek tamdurumunda kazandığı olanaklı kaplam (…) dır. || Anl. gerçek kaplam, kaplamsal anlam. Krş.. kaplam izergesi, kaplam belirlenimi, kaplamsal bağıntı, kaplamsal nesne, kaplamsal deyim, uygulama 2, içlem. Örn. Adın kaplamı gösterdiği birey, önermenin kaplamı doğruluk değeri, n-li eklemin kaplamı bir n-li kaplamsal doğruluk izergesi, n-li yüklemin kaplamı bir n-li kaplamsal bağıntı, n-li işlevin kaplamı da bir n-li kaplamsal izergedir.

Bir kavram, simge ya da davranışın uzanım alanı ya da oluşturucu öğelerinin tümü. bk. içlem.

İngilizce'de Kaplam ne demek? Kaplam ingilizcesi nedir?:

closure, extension, denotation, extent

 

Kaplam tanımı, anlamı:

Kaplama : Üstü herhangi bir başka maddeyle kaplanmış olan. Bir şeyin dışına süsleme veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat. Kaplamak işi. Kalınlığı 5 milimetreden az, ince ağaç levha.

Kaplamacı : Altın, gümüş vb. değerli madenlerle kaplama işi yapan kimse.

Kaplamacılık : Kaplamacının yaptığı iş.

Kaplamak : Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak. Çepeçevre sarmak, kuşatmak. Doldurmak. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Doldurmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Her yanını örtmek, istila etmek.

Kaplamalı : Bir şeyle kaplanmış.

Kaplamalı mobilya : Yüzeyleri ağaç, plastik vb. levhalarla kaplanmış mobilya.

Kaplamlı : Birçok şeyi kaplamı içine alan.

Kaplamsal : Kavramla ilgili bütün özellikleri bir arada bulunduran.

Kaplamsallık : Kaplamsal olma özelliği.

Açılı kaplama : Ahşap teknenin değişik yerlerinde kullanılan, özel biçimlerde kesilmiş kaplama parçası.

Ağaç kaplama : Kapalı mekânları yalıtmak ve güzelleştirmek amacıyla ağaç ürünlerinden yararlanılarak yapılmış olan kaplama.

Altın kaplama : Altın suyuna batırılarak ince bir altın tabaka ile kaplanmış (metal).

Astar kaplama : Kontratablalarda körağacın biçim değiştirmesini önlemek amacıyla iki yüzüne yapıştırılan kaplama katı.

Bakır kaplama : Demir vb. madenlerin yüzeyinde bakır katman oluşturma işlemi.

 

Borda kaplaması : Geminin su kesimi üzerinde kalan levha.

Desenli kaplama : Ağacın yıl halkalarının kaplama yüzeyinde güzel görünüşlü çizgiler oluşturmasıyla elde edilen bir kaplama türü.

Frize kaplama : Ağacın yıl halkalarının kaplama yüzeyinde paralel çizgiler hâlinde görülmesiyle elde edilen bir kaplama türü.

Gümüş kaplama : Herhangi bir metalin gümüş ile örtülmüş biçimi.

Kök kaplama : Ağacın köklerinden elde edilen, güzel desenli bir kaplama türü.

Koruyucu kaplama : Paslanmaya karşı koruma amacı ile metal yüzeyine uygulanan malzemelerin oluşturduğu kabuk.

Nikel kaplama : Üzerine nikel kaplanmış metal.

Ur kaplama : Ağacın urlarından elde edilen ve çok kıymetli olan bir kaplama türü.

Yer kaplamak : Önemli bir hacim tutmak.

Yorgan kaplamak : Yorgana çarşaf geçirmek.

Yüreğini kaplamak : Endişe ve üzüntü duymak.

Yüz kaplama : Genellikle sert ve orta sert ağaçlardan biçilerek veya kesilerek elde edilen, kontratabla veya yonga levhalarının yüzlerine yapıştırılarak kullanılan, güzel desenli bir kaplama türü.

Kavram : Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu. Karın zarı, periton.

Terim : Geleneksel mantıkta özne veya yüklem. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri.

Varlık : Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Var olma durumu, mevcudiyet. Ömür, hayat. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Önemli, yararlı, değerli şey. Var olan her şey.

Bireysel : Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Kapsam : Kaplam. Sınırları içine başka konuları veya anlamları alma durumu, şümul.

Şümul : İçine alma, kaplama, kapsama. Kaplam.

Kaplam belirlenimi : (…) || Örn. Bir n-li açık önermenin belirlediği kaplam, bu açık önermeyi gerçekleyen sıralanmış n-li dizgelerden oluşan bağıntıdır.

Kaplam belirlenimi imi : (…) biçimindeki bir düzgün deyimden, bu deyimce belirlenen kaplamı gösteren bkp(…) deyimini oluşturan, yorumsal sözeden dildeki 'bkp’ birli işlev imi.

Kaplam imi : A gibi bir düzgün deyimden, bu deyimin kaplamını gösteren kp(A) deyimini oluşturan, yorumsal sözeden dildeki 'kp' birli İşlev imi.

Kaplam izergesi : (…) || Krş.. im yorumlayıcı izerge, içlem izergesi.

Kaplama artığı : (coğrafya)

Kaplama bandı : Yan yana eklenecek kaplamaları bir arada tutmaya yarayan, bir tarafına yapıştırıcı sürülmüş, dar uzun kâğıt.

Kaplama bıçağı : Kaplamaları alıştırmada ya da biçimlendirmede kullanılan bıçak.

Kaplama birimi : Teneke yapımında, çelik şerit kaplama işleminin yapıldığı bölüm.

Kaplama çekici : Kaplamayı elle yapıştırmada yararlanılan geniş ağızlı özel çekiç.

Kaplama çözeltisi : Yüzeye kaplanacak metalin bir tuzu ya da asidi kullanılarak hazırlanmış ve işlem sırasında ayrışarak yüzeyi kaplamayı gerçekleştiren çözelti.

Kaplam ile ilgili Cümleler

  • Saatim altın kaplamadır.
  • Masa odada çok yer kaplamıyor.
  • Bu ürün hem bir zemin cilası hem de bir tatlı kaplama malzemesidir.
  • Pastadan sadece pasta kaplama şekeri eksik.
  • Bu halı bütün yeri kaplamak için yeterince büyük.
  • Polis aracının zırh kaplaması apartman sakinlerinin hayatlarını kurtardı.
  • Bu şirket çevresel kaplama alanını azaltmak için yeni teknolojiler kullanıyor.

Diğer dillerde Kaplam anlamı nedir?

İngilizce'de Kaplam ne demek? : extension

Rusça'da Kaplam : n. объем (M)