Yapma dil nedir, Yapma dil ne demek

  • Sonradan oluşturulan dil

Dil bilgisi olarak anlamı:

Çeşitli amaçlarla, anlaşma sağlamak için bazı dillerden seçilmiş sözcüklerle kurulan dil: Esperanto gibi.

Gramer anlamı:

Günlük konuşmalarda kullanılan dilin özelliğinden yararlanılarak ve belli kavramlara, değişik dillere uyabilecek karşılıklar bulma yolu esas alınarak değişik milletlere mensup kişiler arasındaki ilişkilerde dil ayrılıklarının doğurduğu problemleri herkesin kullanacağı ortak bir dille giderme amacına dayanarak yapılmış olan dil. İlk yapma dil Mehmet Muhiddin adlı Türk’ün yaptığı Bâlîbilen’dir. Esparando (L.L. Zamenhof),Volapük (J. M. Schleier), ido (L. de Beaufront) yapma dillere örnektir.

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: Dil]

İngilizce'de Yapma dil ne demek? Yapma dil ingilizcesi nedir?:

artificial language, artifical language

Yapma dil hakkında bilgiler

[Bakınız: yapay dil]

Yapma dil ile ilgili Cümleler

  • Esperanto, Ido, Interlingua, Klingon, Lojban, Na'vi ve Volapük yapma dillerdir.
  • Esperanto yapma dilinin yaratıcısı Zamenhof, bir göz doktoruydu.

Yapma dil tanımı, anlamı:

Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık, sahici karşıtı.

Yapay : Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış veya üretilmiş, yapma, suni, doğal karşıtı. Yapmacık.

Sonradan : Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda, muahharan.

 

Dil : Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. Anahtar. Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Belli mesleklere özgü dil. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Kıstak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri.