Yarasalar nedir, Yarasalar ne demek

Yarasalar; bir hayvan bilimi terimidir.

  • Yarasa türlerini içine alan memeliler takımı

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. kheir: el; pteryx: kanat) Memeliler (Mammalia) sınıfının, etenliler (Placentalia) bölümünden, tek uçabilen memeliler olup ön ayak parmakları çok uzun, ön parmaklar ve ön bacaklar arasına gerili ince deri vücudun yanları boyunca art bacaklara, bazen kuyruğa kadar uzanan ve kanat görevini taşıyan, bazıları kuyruklu, bazılarının parmaklarında emici safihalar bulunan, vücutları yumuşak ve sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, gözleri küçük ve iyi gelişmemiş, parmaklarında çengel tırnakları olan ve dinlenme sırasında aşağıya doğru asılı duran, en uzun kış uykusuna yatan, gece faal olan bir takım.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Chiroptera), (Yun. kheir = el,Yun. pteryx = kanat), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının etenliler (Placentaila) bölümünün bir takımı. yegâne uçabilen memeliler olup ön ayak parmakları çok uzamıştır. Ön parmaklar ve ön bacaklar arasına gerili ince bir deri, vücudun yanları boyunca ard bacaklara, bazen kuyruğa kadar uzanır ve kanat görevini taşır. Bazıları kuyrukludur. Bazılarının parmaklarında emici safihalar vardır. Vücutları yumuşak ve sık kıllarla kaplıdır. İskeletleri hafif yapılıdır. Gözleri küçük fakat parlaktır. Sahip oldukları bir çeşit radar sistemleri sayesinde gece uçarlarken her türlü engelden kendilerini korurlar. Parmakları çengel tırnaklı olup dinlenme zamanı başaşağı doğru asılırlar. Gece hayvanlarıdırlar. Türleri çoktur. Sıcak memleketlerdekiler büyük boylu olurlar. En uzun kış uykusuna yatan hayvanlardır. Çoğu böcek yer, bazısı kan emer. Büyük-yarasalar (Megachiroptera) ve küçük-yarasalar (Microchiroptera) olmak üzere 2 alt-takımı. vardır.

 

İngilizce'de Yarasalar ne demek? Yarasalar ingilizcesi nedir?:

bats

Osmanlıca Yarasalar ne demek? Yarasalar Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

huffaşiye

Yarasalar hakkında bilgiler

[Bakınız: yarasa]

Yarasalar tanımı, anlamı:

Yarasa : Yarasalardan, ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, vücudu yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen memeli hayvan (Vespertilio).

Memeliler : Doğurarak üreyen, memeleri olan, sıcakkanlı, iki akciğerli, kalbinde dört boşluğu olan, vücutları genellikle tüylerle örtülü omurgalı hayvanlar sınıfı.

Takım : Sigara ağızlığı. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Takım elbise. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri.

 

Yarasalar ile ilgili Cümleler

  • "Yakında soğuk olacak." dedi anne yarasa. "Daha ılık bir yere uçacağız ve bütün kış orada kalacağız. Göçün anlamı budur. Diğer yarasalarla buluşacağımız mağaraya yolculuk edeceğiz. Bu bizim için harika bir zaman."
  • Yarasalar genellikle karanlıkta uçar.
  • Birçok insan yarasaların kuş olduğuna inanıyor.
  • Yarasalar yankıyı kullanırlar.
  • Ben yarasalardan korkuyorum.
  • Yarasalar kuş değil memelidirler.
  • Bu mağara yarasalarla dolu.
  • Bu gece ateş böcekleri ve yarasalar ve kurt adamlara aittir.
  • Yarasalardan korkuyor musun?
  • Yarasalar genelde karanlıkta uçar.

Diğer dillerde Yarasalar anlamı nedir?

İngilizce'de Yarasalar ne demek? : [yaramak] v. agree, agree with, avail, benefit, correspond, do for, lend itself to, profit, serve, be of service to, suit

n. bat, flying fox

v. become, befit, behoove, suit