Yearn türkçesi Yearn nedir

  • Yanıp tutuşmak.
  • Can atmak.
  • Hasret çekmek.
  • İstemek.
  • Görmek için can atmak.
  • Arzu duymak.
  • Gözünde tütmek.
  • Hasretini çekmek.
  • Arzulamak.
  • Çok istemek.
  • Çok arzu etmek.
  • Özlemek.
  • Hasret olmak.
  • Burnunda tütmek.
  • Özlem duymak.

Yearn ile ilgili cümleler

English: Man has many wishes that he does not really wish to fulfil, and it would be a misunderstanding to suppose the contrary. He wants them to remain wishes, they have value only in his imagination; their fulfilment would be a bitter disappointment to him. Such a desire is the desire for eternal life. If it were fulfilled, man would become thoroughly sick of living eternally, and yearn for death.
Turkish: İnsanın gerçekten yapmak istemediği bir sürü istekleri vardır, ve aksini düşünmek bir yanlış anlama olurdu.O onların istekler kalmasını ister, onların sadece onun hayalinde değeri vardır; Onların yapılması ona karşı daha şiddetli bir hayal kırıklığı olurdu. Böyle bir istek sonsuz hayat için istektir.Eğer onlar yerine getirilse, insan sonsuza kadar yaşamaktan tamamen usanırdı ve ölümü isterdi.

English: I yearn for victory.
Turkish: Zaferi çok arzu ediyorum.

English: She yearned for her husband to come home.
Turkish: Kocasının eve gelmesine can atıyordu.

English: He yearned for her to come home.
Turkish: O, onun eve gelmesini özledi.

 

Yearn ingilizcede ne demek, Yearn nerede nasıl kullanılır?

Yearn for : Hasret çekmek. -yi arzuladı. Görmek için can atmak. Hasretle beklemek. Çok arzu etmek. Hasret olmak. Burnunda tütmek. -yi özledi. Özlemek. Yanıp tutuşmak.

Yearned : Özlemek. Gözünde tütmek. Hasret olmak. Burnunda tütmek.

Yearned for : -yi arzuladı. -ye ruhu susadı. -ye canı çekti. -yi özledi.

Yearner : Hasret çeken. Can atan. Özleyen.

Yearners : Özleyen. Hasret çeken. Can atan.

Yearning for : -yi arzuladı. -yi özledi. -ye canı çekti. -ye ruhu susadı.

Yearnly : Özlemle. Hasret çekerek.

Yearningly : Özlemle. İsteyerek. Ruhu susayarak. Arzulayarak. Canı çekerek. Özleyerek.

Yearning : Hasret. Arzu. Özlem dolu. Arzulu. Özlem. Arzulama. Üzme.

Year book : Senelik kitap. Yılda bir çıkarılan ve yılın olaylarını göstermek üzere düzenlenen kitap. Yıllık. Almanak.

İngilizce Yearn Türkçe anlamı, Yearn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Yearn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fever : Heyecan. Hararet. Humma. Telaş. Yangın. Vücut sıcaklığının özel ve özel olmayan etkenlerden dolayı artması olayı, ateş, febris, fever, fiber, endojen hipertermi. özellikle aşırı ısı absorbsiyonu veya ısı üretiminin artması veya yetersiz ısı kaybı gibi fiziksel faktörlerin neden olduğu vücut sıcaklığının yükselmesidir. Sıcaklık. Fever.

Yearn for : -ye canı çekti. -yi arzuladı. Hasretle beklemek.

Desire : Emel. İstek. Talip olmak. Arzu etmek. İmrenmek. Yalvarmak. İstek duymak.

Hunger : İştiyak. Kıtlık. Yiyecek kıtlığı. Açlık. Şiddetli istek. Aç bırakmak. Özlem. İstek.

 

Burn : Fazla pişerek yanmak. Alev almak. Kazık atmak. Yakmak. Kızdırmak. Başını yakmak. Oyuna getirmek. Süratle gitmek. Yanmak.

Craved : Çok istenen. Yalvarmak.

Ask for trouble : Belasını aramak. Kaşınmak. Bela aramak. Sataşmak. Aranmak. Kendi kaşınmak.

Hankered : Hasret duymak. Çok özlemek. Arzu. İstek duymak. Özlemini çekmek.

Desiderate : Yokluğunu hissetmek.

Yearn synonyms : hanker, hold dear, be lonely for, hankers, languish, aspire to, be dying to, regret, pine, yens, treasure, hungers, missed, ache to, be desirous of, be itching to, ask for it, regretting, pining, be in need of, desires, ravened, beg for, bent, ask, be willing to, hungering, be bitten with, covet, sigh for, have a yen for, aspires, desiring.

Yearn ingilizce tanımı, definition of Yearn

Yearn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To curdle, as milk. To be pained or distressed. To grieve. To grieve. To vex. To be filled with longing desire. To mourn. To strain with emotions of affection or tenderness. To be harassed or rendered uneasy with longing, or feeling the want of a thing. To long. To pain. To be eager.