Yiti nedir, Yiti ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Çok acı ya da ekşi.

Tatlı.

Tadı sertleşmiş, keskinleşmiş: Bu sirke çok yiti.

Koyu: Sarının yitisini aldım.

İyi, güzel, yaman.

Keskin.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: iti].

Yiti ile ilgili Cümleler

  • “Güneş hızını kaybedince bu yapışkan su donar, yapraklar ellenebilir, toplanabilir duruma gelir.”
  • Halkımız her şeyde hazıra bağlandıkça değerlerimizi ve üretkenliğimizi yitireceğiz ne yazık ki.
  • Sanırım zaman kavramını yitirdim.
  • Savaşta tüm aileni yitirmenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyorsun.
  • “Güncelliklerini yitirdikçe ölen o yazılar gibi şiirler de ölür.”
  • Mektup yazma sanatı yitip gidiyor.
  • Sabrını yitirme!
  • Ali sabrını yitirdi.
  • Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
  • Herkesi buradan uzaklaştırabilirsiniz ancak haklı olduğunuzu kanıtlamaz ve itibarınızı yitirirsiniz daha da.
  • Şiir veya şarkı bir dilden başka bir dile çevrilince anlamını yitirir.
  • Şemsiyesini gene yitirdi.

Yiti ile ilgili Atasözü veya Deyim

belleğini yitirmek : bellek kaybına uğramak.

 

forsunu yitirmek (veya kaybetmek) : etkinliğini ve saygınlığını kaybetmek.

güncelliğini yitirmek : süre aşımına uğrayarak önem ve değerini yitirmek.

hızını kaybetmek (veya yitirmek) : etkisini, geçerliliğini yitirmek, hükmü kalmamak.

söz var, iş bitirir söz var, baş yitirir : “sözün insanlar üzerinde etkisi büyüktür; yerinde söylenen sözler işlerin yoluna girmesini sağlar, ölçüsüz ve sert söylenen sözler ise karşıdakini öfkelendirir, söyleyenin öldürülmesine bile yol açabilir” anlamında kullanılan bir söz.

yitip gitmek : görünmez olmak, ortadan kalkmak.

Yiti anlamı, kısaca tanımı

Alıcı yitircesi karşılığı : Ağırlık düşümü, tartı azalımı ya da başka tür etkenlerle alıcının uğrayacağı yitirceyi karşılamak için satıcı yönünden kendisine verilen mal artığı ya da satış değerinde yapılan indirim

Anlamlı sayamak yitimi : Bir sayının doğruluğunu ya da duyarlığını bozacak biçimde, anlamlı bir sayamağının bir işlem sırasında yitirilmesi.

Anlatım yitimi : Düşündüğünü dile getirme; söz, yazı ve imleri anlama ve kullanma gücünü yitirme.

Biçim yitimi : Bir doğabilimsel yapının ya da ses, ışık ve alanlarla ilgili bir olayın dıştan gelen etkilerle biçiminin bozulması.

 

Biçim yitimi erkili : Bir metal ya da yarıiletkenin buzsul örgüsünde yerel çarpalım sonucu ortaya çıkan ve yapıdaki özgür eksicikleri etkileyen elektriksel erkil.

Bilgi yitimi : Eldeki bilgi kayıtlarının yitirilmesi. Özel bir soruna ilişkin verilerden tüm bilgilerin elde edilememesi.

Büyük deniz yitircesi : Büyük deniz kıranları nedeniyle gerçekleşebilecek olumsuz ve geniş ölçüdeki yitirceleri önleyebilmek amacıyla mal ve gemi iyelerince kabullenilen ve birlikte ödenilen birleşik giderler.

Çalışma dışı gider ve yitirceler : İşletmenin temel kuruluş amacı dışında kalan geçici işlemlerinden doğan gider ve yitirceler.

Çıırı yitirmek : Aklı başından gitmek, ne yapacağını bilememek.

Çocukluk anısı yitimi : Yaşamın ilk yılları ve erken çocuklukla ilgili yaşantıların düzgülü olarak unutulması.

Değer yitirimi : Bir taşınmaz malın, işlevsel ve ekonomik eskime ve bozulma gibi nedenlerle, değerinde azalma olması. bk. yıpranma. Taşınmaz mal değerindeki bu azalmanın, malvarlığından düşülmesi ya da karşılığının para olarak hesaplanması.

Değer yitirme : (depreciation) Esnek kur sisteminde, bir ülkenin parasının diğer ülke parası karşısında değer yitirmesi. karşılığı değer kazanma, devalüasyon. [Bakınız: değer kaybı]. [Bakınız: yıpranma].

Deniz yitircesi : Gemilerle taşınan malların deniz çalkantıları yönünden yitirime uğramalarında gerçekleşen olağanüstü giderler.

Devim yitimi : İstençti kas devimlerinde baş gösteren belirgin düzensizlik.

Duyum yitimi : Anestezi. Duyu sinirlerinin ya da beyindeki duyu merkezlerinin herhangi bir nedenle duyum alamaması. İlâçlar, sinir bozuklukları ya da görevsel düzensizlikler nedeniyle uyaranlara karşı duyarlığın tüm ya da bölgesel olarak yitirilmesi durumu.

Erke yitimi : Erkenin yararlanılamaz biçimlere dönüşümü.

Geriye etkili bellek yitimi : Herhangi bir ruhsal sarsıntının arkasından, ondan öncesi ile ilgili kimi anıların unutulması.

Güç yitimi : Bir çevrimde, bir akımmıknatıssal alanda güç yitiğinin desibel olarak ölçüsü.

Isı yitirru : Yapının, pencere, duvar, kapı ve benzerleri bölümlerinden, dışarıya kaçan ısıların toplamı.

İçyükül yitik : Bir içyüküle, dalgalı bir elektrik alana etkidiğinde alanla dönen çiftucaylanın iç sürtünmelerde yitirdikleri erke.

İşlev yitimi : İnme veya duyusal bir bozukluk olmaksızın belirli bir amaca yönelik hareketi yapamama durumu, apraksi. Kas ortakgüdümü (koordinasyon) için gereken düzenli devinimleri yapma yeteneğinin yitirilmesi biçiminde kendini gösteren bozukluk.

İştah yitimi : Yemek isteğinin, az ya da tüm yitirilmesi.

Kazanç ve yitirce çilzelgesi : Sayışım dönemi bitiminde bir işletmenin o yıl içindeki gelirleri ve giderleri ile bunların arasındaki farkı, kazanç ya da yitirceleri gösteren çizelge.

Kazanç yitirce sayışımı : Sonucu gösteren, kazanç ya da yitirceyi belirten sayışım. Tecimsel kuruluşun bir takvim yılı içinde yapmış olduğu işlerden sağladığı kazanç ya da uğradığı yitirceyi saptayan sayışım.

Kendüyi yitirmek : Kendini kaybetmek, aklı başından gitmek.

Ketim yitirmek : Dedikodunun eksiğini tamamlamak : Buraya ketim yitirmeye gelmiş.

Koku yitimi : Koku duyumlarına karşı duyarsızlık durumu.

Konuşma yitimi : Beyin özürü nedeniyle bireyin ne söyleyeceğini bildiği halde konuşamaması durumu.

Küçük deniz yitircesi : Büyük deniz kıranları sayılmayan, yolculuğun belirli zorluk ve sıkıntıları arasına girmeyen yitirce giderleri (Yüke ilişkin olanı malın iyesi, gemiye ilişkin olanı gemi iyesince ödenir).

Olağanüstü yitirce : Çeşidi ve inceliğindeki özellik nedeniyle sayışımlarda özel bir işlem ya da paraya ilişkin bölümlerdeki ayrı bir açıklamayı gerektiren dokunca.

Saçılım yitiği : Akımımıknatıssal dalgaların bir özdekten geçerken saçılım yüzünden yitirdiği erke.

Sınırlı bellek yitimi : Belli bir yaşantının ya da sıkı ilişkileri bulunan bir yaşantı kümesinin unutulması.

Sifonun su yitimi : Sifondaki suyun pissu borusuna akması.

Soğurum yitimi : Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi.

Sürtünme yitimi : Suyun borudan akarken sürtünme yüzünden yitirdiği basınç.

Uyku yitimi : Uyumada sürekli olarak güçlük çekme durumu.

Üst üşek yitirimi : Bir eksicik borusunun üst-üşeğinde oluşan güç yitiği.

Üşek yitiği : Bir üşekte, eksicik ya da üşer dövmesi sonucu ısı biçiminde yitirilen güç.

Yitik indirim : Bedelin süreden önce ödenmemesi halinde yararlanılmayan indirim.

Yitik ticaret : Vanek eşitliğinin sağlanamaması durumunda ülkeler arasında yapılan ancak Heckscher-Ohlin önermesi ile açıklanamayan ticaret, bir başka deyişle ülkelerin faktör donatımlarına uygun bir biçimde gerçekleştirmedikleri ticaret.

Yitikçi : Yitiğini arayan.

Yitiklemek : Tamam olup olmadığını denetlemek.

Yitiklenmek : İtilip kakılmak. Saklanıp, göze görünmemek.

Yitilmek : Keskinletmek, sivriltmek, iti hale getirmek. Yırtılmak.

Yitim dizeyi : (Karar kuramı) Her bir öğesi değişik durum ve kararlara göre yitimi gösteren dizey.

Yitim işlevi : (Karar kuramı) Bir karardaki yitimi veren işlev.

Yitimek : Yağ, tuzsuz kalıp acımak.

Yitincek : Yeni yetişme, yeni yetişen, sonradan ortaya çıkan.

Yitinmek : Ayak diremek.

Yitirebilme : Yitirebilmek işi.

Yitirebilmek : Yitirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yitirgen : Özellikle zincirleme tepkimelerde, kökçeleri yitirip tepkime dışı ederek tepkime hızını düşüren özdek.

Yitirgen kuvvet : Devimsel erkeyi ısıl erkeye çeviren, devinim engelleyici kuvvet.

Yitirik : Hafif akıllı, şımarık, yılışık.

Yitirim : Eldeki erkenin işe yarar tutarının azalması, erke yitimi.

Yitiriverme : Yitirivermek işi.

Yitirivermek : Aniden yitirmek.

Yitirmez : Gümüşhane şehri, Kale nahiyesine bağlı bir yer.

Yitirtme : Yitirtmek işi.

Yitirtmek : Yitirmesine neden olmak.

Yitiş : Yitmek işi.

Yitişkin : Ergin, olgun.

Yitişlemek : İtmek, zorla ileri sürmek.

Yitişmek : 1.İtişmek. Tartışmak. Gözden uzaklaşmak, yitmek. İtişmek. Yetişmek, büyüyüp gelişmek.

Yitiştirmek : Yetiştirmek. İtip kakmak.

Yitiz : Tamam.

Yitizlemek : Tamam olup olmadığını denetlemek.

Yutma yitimi : Yutma merkezindeki bozukluklar, yutma kaslarının felci, sinir-kas ileti bozukluğu gibi nedenlerle yutma refleksinin kaybolması, yutamama, aglütisyon.

Ağırlık yitimi : Her tür ticari malda kuruma, dökülme, bozulma vb. sebeplerle eksilme, fire.

Ağrı yitimi : Ağrıya karşı duyarlılığın olmayışı, ağrı kesimi, analjezi. Bilinç kaybı olmaksızın ilaçla ağrı hissinin ortadan kaldırılması, ağrı kesimi, analjezi.

Beceri yitimi : İnme veya duyusal bir bozukluk olmaksızın belirli bir amaca yönelik hareketi yapamama durumu, apraksi.

Bellek yitimi : Büyük sarsıntı, humma yüzünden belleğin bozulması veya kaybolması biçiminde beliren ruh hastalığı, bellek kaybı, hafıza kaybı, hafıza yitimi, amnezi. Belleğin kısa bir süre durup işlememesi, bellek kaybı, hafıza kaybı, hafıza yitimi, amnezi.

Benlik yitimi : Kişilik duygusunun ve benlik bilincinin yitirilmesi ile beliren ruh hastalığı.

Duyu yitimi : Anestezi.

Hafıza yitimi : Bellek yitimi.

İrade yitimi : Karar verme, dikkat, istekli kımıldama vb. zihin veya beden etkinliğine ilişkin işleri yapamamaktan doğan sinir yorgunluğunda görülen bir belirti, irade kaybı, abuli, istenç yitimi.

İstenç yitimi : İrade yitimi.

Okuma yitimi : Görmede hiçbir bozukluk olmadığı hâlde okuma yetisinin yok olması, aleksi.

Ses yitimi : Ses tellerinin çeşitli sebeplerle işleyememesi yüzünden sesin kısılıp yok olması, afoni.

Söz yitimi : Beyinde meydana gelen bir hasar sonucunda kişinin anlama, konuşma, dinleme yeteneklerinde değişik oranlarda ortaya çıkan kaybolma nedeniyle ses çıkarma yeteneği kaybolmadığı hâlde istenilen sözü bulup söyleyememe hastalığı, afazi. Konuşma güçlüğü.

Yazma yitimi : Ellerinde, parmaklarında hiçbir sakatlık olmamasına karşın ruhsal sebeplerle yazma melekesini yitirme, agrafi.

Yitik : Kayıp olan şey. Kaybedilmiş, yitirilmiş.

Yitiklik : Yitik olma durumu.

Yitim : Kayıp.

Yitirilme : Yitirilmek işi.

Yitirilmek : Yitirme işi yapılmak.

Yitiriş : Yitirme işi.

Yitirme : Yitirmek işi.

Yitirmek : Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek. Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek. Yanlış yola girmek, kaybolmak. Yakın birini ölüm sonucu kaybetmek.

Diğer dillerde Yirmiyüzlü anlamı nedir?

İngilizce'de Yirmiyüzlü ne demek ? : icosahedron