Yorga nedir, Yorga ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Bir yıllık piliç.

Atlarda, rahvana yakın bir yürüyüş biçimi, yumuşak rahvan

Diğer sözlük anlamları:

Rahvan.

Fransızca'da Yorga ne demek?:

trot

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Denizli ilinde, Tavas ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Yorga tanımı, anlamı:

Yorgaya kaldırmak : Atı, binicisini sarsmayan bir biçimde yürümesi için hareketlendirmek.

Yorgalama : Yorgalamak işi. Ayak ve baldır kaslarının felcinden ileri gelen özel yürüyüş biçimi.

Yorgalamak : At yorga yürümek, yorga gitmek.

Yorgan : Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü.

Yorgan çarşafı : Yorganın alt yüzüne dikilen çarşaf.

Yorgan döşek yatmak : Ağır hasta olmak.

Yorgan gitti kavga bitti : "anlaşmazlık sebebi olan şey ortadan kalktığında anlaşmazlık da sona erdi" anlamında kullanılan bir söz.

Yorgan iğnesi : Yorgan dikmeye yarayan kalın ve uzun bir iğne türü.

Yorgan ipliği : Yorgan dikmek için kullanılan kalın ve sağlam iplik.

Yorgan kaplamak : Yorgana çarşaf geçirmek.

Yorgan kavgası : Post kavgası. Bir şeyden çıkar sağlama konusunda anlaşmazlığa düşme.

Yorgan yüzü : Yorganı kirden ve dış etkilerden korumak için kumaştan yapılmış olan yüz.

 

Yorgancı : Yorgan, yastık, şilte vb. şeyler diken veya satan kimse.

Yorgancılık : Yorgancının işi.

Attan düşene yorgan döşek eşekten düşene kazma kürek : "soylu kimse yüzünden başımıza gelen felaketi çabuk atlatırız, soysuz kimse yüzünden başımıza gelen felaketi kolay kolay atlatamayız" anlamında kullanılan bir söz.

Ayağını yorganına göre uzat : "giderini mutlaka gelirine uydurmalısın" anlamında kullanılan bir söz.

Dokuz yorgan eskitmek : Çok uzun yaşamak.

Kavga bizim yorganın başına imiş : Başkaları yüzünden zarar gören kimsenin söylediği söz.

Pire için yorgan yakmak : Pireye kızıp yorgan yakmak.

Pireye kızıp yorgan yakmak : Önemsiz bir durum karşısında kızarak kendisine daha büyük zarar verecek davranışta bulunmak.

Yatak yorgan yatmak : Ağır hasta olmak.

Binici : Ata binen kimse.

Sarsma : Sarsmak işi.

Yürüyüş : Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi. Yürüme işi. Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme. Spor amacıyla yapılmış olan yürüme.

At : Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş. Astatin elementinin simgesi. Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan, beygir, düldül.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Yorgaca : Boğmaca. Tifo ve benzeri hastalık.

Yorgalatmak : Koşturmak, eştirmek.

Yorgalı : Çorum şehrinde, Sungurlu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Yorgalık : Eşkinlik, eşkin, açık yürüyüşlü olma.

Yorgan gitti, kavga bitti : “anlaşmazlık sebebi olan şey ortadan kalktığında anlaşmazlık da sona erdi” anlamında kullanılan bir söz.

 

Yorgançayır : Bingöl ilinde, Karlıova ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Yorgankaldıran : Yere yapışık olarak, yıldız biçiminde biten bir bitki.

Yorganlamak : Üstünü örtmek: Kar üstünü yorganladı, ekin korkmaz.

Yorga ile ilgili Cümleler

  • Bu yorgan değil.
  • Annem bu yorganı benim için yaptı.
  • Kış boyunca, iki yorgan ile uyurum.
  • Pire için yorgan yakma.
  • Kışın iki yorganla uyurum.
  • O, yorganı katladı.
  • Ayaklarını yorganına göre uzatmalısın.

Diğer dillerde Yorga anlamı nedir?

İngilizce'de Yorga ne demek? : easy jog trot (of a horse). –– gitmek (for a horse) to go at an easy jog.

Almanca'da Yorga : Trott

Rusça'da Yorga : n. рысца (F)